English
Şule Özmen Hakkında
Dersler
Tebliğler
Konferanslar
Yayınları ve Araştırmaları
Yönettiği Tezler
Araştırma Konuları ve Katıldığı
Konferanslar
İlgi Alanları
Basında Şule Özmen
e-posta
Ana Sayfa
|
 |
| Güneş Çelik |
X |
Özet
Bu çalışmanın asıl amacı, özellikle doğrudan yatırım modelerine odaklanarak, şirketlerin uluslararası stratejilerini belirlimede etkili değişkenlerin incelenmesidir.
Birinci bölümde uluslararası stratejinin tanımı, nedenleri ve uluslararası strateji geliştirmenenin getirecegi fırsatlar, strateji geliştirmeye etkiyen faktörler, stratejik işbirliği modelleri, ve bu işbirliği modellerinin doğurması olası problemler ve çözüm yolları anlatılmıştır. Yukarıda belirtilen konular uluslararası uygulamalar ile örneklendirilmiştir.
İkinci bölümde bir fizibilite çalışmasındaki değişkenler, pazar ve iş yapısı ile ilgili kabuller açıklanmış ve bunların finansal sonuçlara olan etkileri irdelenmiştir.
Üçüncü bölümde excel'de oluşturduğum programı kullanarak bir fizibilite modeli yardımı ile dokuz değişik yatırım senaryosu yaratılmıştır. Bu senaryoların sonucunda elde edilen finansal sonuçlar, birinci bölümde üç temel doğrudan yatırım modeli -yeni bir şirket kurma, olan bir şirketi satın alma, ortaklık ile ilgili belirtilenleri desteklemektedir.
|
| İhsan Çakmaklı |
X |
Özet
Internet günümüze kadar inanılmaz bir hızla büyüdü. Belki de bu büyüme dünyadaki herhangi bir alanda olabilecek en büyük büyümelerden biriydi. 5-6 sene içerisinde Internet kullanıcı sayısı binlerden, on milyonlara çıktı. Internet'in gelişmesi ve kullanımının artması, Internet'in yaşamın her alanına girmesine neden oldu. Günlük işlerimizden, en elzem faaliyetlerimize kadar Internet'in etkisi her alanda hissedilmeye başladı. Başlıca etkisi ise iş hayatında oldu.
Teknolojilerde ve uygulamalardaki yeni gelişmeler Internet'i yeni bir pazarlama ve tanıtım ortamı haline getirdi. Internet ticaret ve işlemlerin icra edildiği en önemli ortamlardan biri haline geldi. Internet az maliyetli ve sermayeli işlerin kurulmasına ve yüksek oranda etkileşime imkan sağladı. Aslında bu e-ticaret'dir. E-ticaret, elektronik ortamda gerçekleşen her türlü ticari işlemi kapsamaktadır.
E-ticaret'in yaygınlaşmasında hiç kuşku yok ki en önemli etkenler Internet'in getirdiği yeni özellikler, fonksiyonlar ve bunların etkileridir. Anında ve Dünyanın hemen her yerinden sağlanan erişimi, sınır tanımayan yapısı ve üzerinde farklı şekillerdeki komunikasyon türlerine rahatlıkla imkan vermesinin bunda rolü yoktur. Küçük ve Orta Büyüklükteki firmalar, Internet ve buna bağlı olan değişikliklerin etkisinin hissedildiği başlıca alanlardan birisi oldu. Internet ile firma büyüklüğüne bağlı dezavantajların avantaja dönüşmesi gündeme geldi. Firma büyüklüğünün ve ya fiziksel şeklinin önemi büyük oranda azaldı. KOBI'lerin Internet'i kullanarak büyük firmalarla rekabet yapabilmesi gündeme geldi. Esneklik ve yaratıcılık iş hayatında önem kazandı. KOBI'ler Internet'i kullarak dış pazarlara açılması, müşteri hizmetlerini, araştırma-geliştirme ve reklamını düşük bütçeyle etkin olarak yapabilme imkanına kavuştular.
KOBI'lerin Internet'ten beklentileri ve kullanım durumlarının belirlenmesi, KOBI'lere Internet teknolojilerini kullanma ve adaptasyondaki zorlukları aşmada yardımcı olacağı düşünülmektedir. Bu hususları belirlemek amacıyla Türkiye'deki KOBI'lere bir anket çalışması düzenlenmiştir. Anket sonuçların analizi için SPSS programı kullanılmış. Anket çalışması sonucunda, Internet ve teknolojilerinin KOBI'lerdeki kullanım durumu ve gerek devletin, gerekse ilgili müesselerin KOBI'lere Internet kullanımının yaygınlaştırılması konusunda, kendilerinden beklenilen çalışma ve hizmetlerde bulunması gerekliliği ortaya çıkmıştır.
|
| Murat Atasal |
X |
Özet
Yeni ekonomi son yirmi yılda şirketlerin stratejik büyüme ve rekabet planlarında öncelikli konu olmuştur. Dijital dünyaya adaptasyon global şirketlerin pazardaki konumlarını ve paylarını koruyabilmeleri için bir zorunluluk haline gelmiştir. Müşteri ilişkileri yönetimi, e-ticaret ve yeni iş zekalarına doğru olan yöneliş bir çok bilgisayar kullanıcısını müşteri haline getirmiştir. Çok sayıda müşteri, büyük miktarda veri ve bu veriyi bilgiye dönüştürecek teknoloji ihtiyacı doğurmuştur. Bu durumda veri ambarları teknolojisi ortaya çıkmış ve yeni ekonominin üstüne kurulduğu platform olmuştur.
Dünya üzerinde bilgi teknolojilerine olan eğilim akademisyenleri ve bilgi teknolojisi uzmanlarını veri ambarları üzerinde çalışmaya yönlendirmektedir. Bu teknolojinin etkinliğini arttırmak için kısa sürede yeni araçlar ve kurulum metotları bulunmuştur. Veri ambarı sisteminden fayda ve stratejik avantaj elde edebilmek için bir çok şirket önemli miktarlarda yatırım harcamaları yapmaktadırlar. Türk şirketleri de şu an veri ambarları teknolojisini kurma ve sistemlerini bu teknolojiye adapte etmede hızlı bir süreç yaşamaktadırlar. Bugün, Türk yöneticiler ve akademisyenler veri ambarları teknolojisini tanımak ve iş dünyasına tanıtmak için ciddi çaba sarf etmektedirler.
Bu çalışmanın da amacı veri ambarlarına yaklaşım tarzlarını ve Türk yöneticilerin bakış açılarını analiz etmek olmuştur. Özellikle veri ambarı stratejisine sahip olma konusu, yönetsel ve organizasyonel olarak veri ambarlarının yeterliliği ve veri ambarı araçlarının fonksiyonelliği yapılan literatür taramasıyla tartışılmış ve anket çalışmasıyla da araştırılmıştır. |
| Faruk Karaman |
X |
Özet
Bu çalışmanın amacı sanal (online) yatırımın Türk aracı kurum sektörü üzerindeki etkilerini belirlemektir. Türk yatırım profesyonellerinin beklenti ve izlenimlerini analiz etmek için bir anket düzenlenmiştir. Türk aracı kurum sektörünün geleceği bu profesyoneller tarafından şekillendirilecektir. Gelecekte bu şirketlerin üst yönetimine geçecekler ve sanal yatırım projelerinin bütçe ve kapsamlarını belirleyecek konumda olacaklardır. Böylece sektörün ve sanal işlemlerin hangi yönde ilerleyeceklerini belirleyeceklerdir. Anket sonuçları sektördeki konunun uygulamasıyla ilgili çalışanlar için pratik değer taşımaktadır.
Literatür taraması kısmında, ilk olarak "e-iş"in dünya ölçeğinde ve yerel ölçekte genel çerçevesi irdelenmiştir. İkinci olarak, dünya ölçeğinde sanal yatırım uygulamaları özetlenmiş, katkıları ve getirdiği problemler tanımlanmıştır. Üçüncü olarak, Türk aracı kurum sektörü analiz edilmiş ve kısa bir tarihçe verilmiştir. Dördüncü olarak, Türkiye'de sanal yatırımın şu anki durumu ele alınmıştır. Son olarak önde gelen Türk aracı kurumlarını kapsayan bir anket araştırması yapılmıştır.
Ulaşılan sonuç, sanal yatırımın, yatırım teorisi açısından bir devrim olmadığı yönündedir. Sanal yatırımın keşfinden sonra da, şirketler, hisse senetleri ve borsalar varlıklarını koruyacaktır. Öte yandan sanal yatırım aracı kurum sektörü için bir devrimdir çünkü klasik aracı kurumların iş modellerini tehdit etmektedir. Klasik aracı kurumlar, klasik ve sanal dağıtım kanalları arasında kanal çatışması yaşamaktadırlar. Sektördeki yeniden yapılanma, küçük aracı kurumları birleşmeler, satın almalar ve iflaslar yoluyla piyasanın dışına atmaktadır. Karmaşık olmayan işler Internet tarafından otomatik hale getirilecek, bu da iş kayıplarına neden olacaktır. Bu yüzden bu elemanların Internet'le ilgili işlerde çalışmak üzere yeniden eğitilmeleri gerekir, aksi halde değişime direnç nedeniyle Internet işlemlerinin yaygınlaşma hızı yavaşlayabilir. |
| Zafer Musoğlu |
X |
Özet
Yapılan bu projede, mağazacılık sektöründe Veri Ambarı kurulumunun metodolojisi, faydaları ve sonuçları anlatılacaktır. Veri Ambarı kurulum metodolojisi anlatılırken, kurulan Veri Ambarından en kaliteli bilgiyi elde etmeyi sağlayan destek araçlar ve teknolojiler de tanıtılacaktır. En son olarak, bir uygulama yapılarak, önerilen metodoloji ve öngörülen faydalar test edilecektir
Başlangıç bölümünde, günümüzün anahtar yönetim akımı olan "müşteri ve kar odaklı" çizilecek, bu yeni akıma uygun yönetim için çıkan yeni kavramlar ve BT'nin bu noktadaki rolü tanımlanacaktır. Veri Ambarının önemine bu çerçevede değinilecektir. Mağazacılıkta Veri Ambarı kurulumu için bir arka plan oluşturmak amacıyla mağazacılıktaki iş ve bilgi akışları anlatılacaktır.
Veri Ambarı kurulumu için uygun bir metodoloji önerildikten sonra, bir firmada bu metodoloji uygulanacaktır. Bu sayede hem model hem de öngörülen faydalar test edilip şu sonuçlara ulaşılacaktır: Veri Ambarı kurulumunda planlama ve metadata tanımının en kritik fazlar olduğu, firmada mevcut kullanılan programların sahiplerinin Veri Ambarı kurulum takımında yer almalarının kurulum sürecini hızlandıracağı; baştan sınırların çok dikkatli bir şekilde konulması ve projenin firma içinde yönetim tarafından desteklenmesi gerektiği ve Veri Ambarlarının mağazacılık sektöründe "Olmazsa Olmaz" olduğu
|
| Yakup Kadri Ünal |
X |
Özet
Günümüzün değişken iş dünyasında firmaların ve üs düey yöneticilerin en büyük ihtiyaçları iş ve market bilgisinin sağlanmasıdır. Yöneticiler sürekli olarak değişen Pazar ortamlarında ellerinde bulunan kaynakların en iyi şekilde kullanılarak verilecek kararlara zemin oluşturacak destekleyici rapor ve verilerin elde edilmesini arzu etmektedir. Firmalar geleneksel yöntemleri sayesinde mevcut sistemlerinde büyük miktarda müşteri verisi bulundurmaktadır. Bu müşteri verisisnin detaylı incelenmesine ve firmaların kara, yapı ve aksiyonlarına yön verecek derecede ayrıntılı ve doğru bilgi akışını sağlayan yeni teknoloji "Veri Tabanı Teknolojisi" olarak adlandırılmaktadır.
Basit anlamda Veri Tabanı Teknolojisi oluşturulan bir sistem ve çeşitli seviyelerdeki kullanıcılara hitab eden ürünler yardımı ile firma elinde bulunan mevcut müşteri bilgisinin işlenerek firma pazar payını arttıracak yönde aksiyonler almak için kara vermede kullanılmasıdır.
Teorik olarak basit olmasına rağmen "Veri Tabanı Teknolojisi" uygulamaları bu boyuttaki uygulamalar arasında en fazla başarısız olanıdır.
Bu tezde "Veri Tabanı Teknolojisi" ana hatları ve zorlukları ile açıklanmıştır. İlk iki bölümde yapılan bu açıklamayı bugüne kadar Türkiye'de uygulanmış en başarılı uygulamalardan birisi olan bir Veri Ambarı uygulamasının incelenmesi izlemektedir. Bu incelemede amaç veri ambarı teknolojilerinin en fazla uygulandığı alanlardan birisi olan finans sektöründe yapılacak yeni uygulamalara bir model oluşturmasıdır. Veri ambarı uygulamaları herhangi iki firma için aynı sektörde faaliyet gösteriyor olsalar bile aynı şekilde uygulanamaz, uygulanması durumunda başarısızlık kaçınılmazdır. Bu tezde amaç finas sektörü uygulamalarında dikkat edilecek adımları, ürün seçiminin ve firma yaklaşımının nasıl olması gerektiğinin örneklenmesidir.
Bu tezin oluşturulması için gerekli kaynakların büyük bölümünü incelenen banka, ve konusunda uzman diğer firma çalışanları ile yapılan görüşmeler ve sağlanan firma içi dökümanlar oluşturmaktadır. Belirtilen dökümanların içeriklerinin bu tezde kullanılması için gerekli izinler alınmıştır.
|
| Murat Güner |
X |
Özet
Dünyada faaliyet gösteren kablo TV operatörlerinden hiçbiri yaptığı yatırımlardan beklenen kazancı elde edememişlerdir. Türkiye'deki kablo TV operatörlerinin de durumu farklı değildir. Türkiye'de faaliyet gösteren altı tane kablo TV operatörü vardır. Kablonet ise bu operatörler arasında en büyük kablo TV operatörü olarak yer alır. Kablonet'in araştırmaya örnek olarak seçilmesindeki sebep ise hizmet bölgelerinin geniş sahalara yayılmış olup hem gelir seviyesi açısından hem de endüstriyelleşme bakımından gelişmiş olmasıdır. Temel amaç, Kablonet gibi iyi ve avantajli koşullara sahip bir kablo TV operatörünün bile beklenen yatırım geri dönüşünü elde edemediğini göstererek, çözüm yolunun ise kablo TV şebekesinin farklı internet servis sağlayıcılara açılmasının gerekliliğini ispatlamaktır. Bu çözüm yolu açık erişim olarak adlandırılır. Türkiye'de kablo TV operatörlerinin, Türk Telekom ile imzalamış olduğu anlaşma ile kablo TV operatörleri, servis sağlayıcı olarak sadece Türk Telekom'u kullanabilmektedirler. Bu anlaşma ise pazarın tekelci bir ortama dönüşerek hizmetlerin gelişmemesine ve pahalı bir hale gelmesine sebep olmaktadır. Analizin ilk kısmında, kablo TV opeatörünün gelir ve gider dengesi sayısal yatırım analizleri ile karşılaştırılmaktadır. Ayrıca, açık erişim sistemi altında kablo TV operatörünün gelirlerinin ne kadar artacağı ve hizmetlerin çeşitlenerek ne tür yeni gelir kaynakları oluşturulabileceği belirtilmektedir. Analiz sonuçları, bu gelirlerin çok yüksek miktarlara ulaşarak, açık erişimin gerekli ve doğru bir çözüm olduğunu ortaya koymaktadır. Araştırma sonuçları, Türk Telekom'un hiç zaman kaybetmeden tekelci yaklaşımdan kurtularak, kablo TV operatörlerinin şebekelerini farklı internet servis sağlayıcılara açılmasi için izin vermesi gerektiğini ve böylece kablo TV operatörlerinin şimdiye kadar yapmış oldukları yatırımları kurtarmalarının mümkün olacağını ortaya koymaktadır.
|
| Xing Zhao |
X |
Özet
Dünyada faaliyet gösteren kablo TV operatörlerinden hiçbiri yaptığı yatırımlardan beklenen kazancı elde edememişlerdir. Türkiye'deki kablo TV operatörlerinin de durumu farklı değildir. Türkiye'de faaliyet gösteren altı tane kablo TV operatörü vardır. Kablonet ise bu operatörler arasında en büyük kablo TV operatörü olarak yer alır. Kablonet'in araştırmaya örnek olarak seçilmesindeki sebep ise hizmet bölgelerinin geniş sahalara yayılmış olup hem gelir seviyesi açısından hem de endüstriyelleşme bakımından gelişmiş olmasıdır. Temel amaç, Kablonet gibi iyi ve avantajli koşullara sahip bir kablo TV operatörünün bile beklenen yatırım geri dönüşünü elde edemediğini göstererek, çözüm yolunun ise kablo TV şebekesinin farklı internet servis sağlayıcılara açılmasının gerekliliğini ispatlamaktır. Bu çözüm yolu açık erişim olarak adlandırılır. Türkiye'de kablo TV operatörlerinin, Türk Telekom ile imzalamış olduğu anlaşma ile kablo TV operatörleri, servis sağlayıcı olarak sadece Türk Telekom'u kullanabilmektedirler. Bu anlaşma ise pazarın tekelci bir ortama dönüşerek hizmetlerin gelişmemesine ve pahalı bir hale gelmesine sebep olmaktadır. Analizin ilk kısmında, kablo TV opeatörünün gelir ve gider dengesi sayısal yatırım analizleri ile karşılaştırılmaktadır. Ayrıca, açık erişim sistemi altında kablo TV operatörünün gelirlerinin ne kadar artacağı ve hizmetlerin çeşitlenerek ne tür yeni gelir kaynakları oluşturulabileceği belirtilmektedir. Analiz sonuçları, bu gelirlerin çok yüksek miktarlara ulaşarak, açık erişimin gerekli ve doğru bir çözüm olduğunu ortaya koymaktadır. Araştırma sonuçları, Türk Telekom'un hiç zaman kaybetmeden tekelci yaklaşımdan kurtularak, kablo TV operatörlerinin şebekelerini farklı internet servis sağlayıcılara açılmasi için izin vermesi gerektiğini ve böylece kablo TV operatörlerinin şimdiye kadar yapmış oldukları yatırımları kurtarmalarının mümkün olacağını ortaya koymaktadır.
|
| Feridun Aktaş |
X |
Özet
Ülkemizde ve dünyada internet uygulamalarının kullanımı hızla gelişmektedir. İnternet üzerinden haberleşmek, bilgiye erişmek ve bilimsel çalışmalara ulaşmak artık dünya nüfusunun büyük çoğunluğu için mümkün olmaktadır. Bu ortamda gelişen bir başka alan ise internet üzerinden ticaret yapılması yani e-ticaret uygulamalarıdır.
E-ticaret'in tamamen kendine özgü kurallar ve sistemler bütününe sahip olması, geleneksel ticaret kural ve alışkanlıklarının bu yeni ortamda geçerliliğini yitirmesine neden olmuştur. E-ticaretin gelişimi ile birlikte hem vergi, gümrük gibi kanuni zorunluluklar, hem de e-ticarete dahil olan kuruluşlar arasında yapılması gereken anlaşmalar, internet ortamı için bazı hukuksal ve teknik düzenlemeler getirilmesini zorunlu kılmıştır. Bu düzenlemelerin başlangıç noktasının e-imza uygulaması olması Türkiye'de ve dünyada kabul gören bir gerçektir. Çünkü yapılan her işlemin ve düzenlenen her anlaşmanın geçerliliği tarafların imzası ile gerçekleşebilir. Normal hayattaki imzanın İnternet ortamındaki karşılığı da e-imza, özel olarak da sayısal imzalardır.
Bu tezde sayısal imzaların finansal kurumlar tarafından nasıl algılandığı ve beklentileri incelenmeye çalışılmıştır. Bu amaçla, öncelikle imzanın kullanımı ve geleneksel yeri araştırılmıştır. Ardından hukuksal ve teknik öğeler ve yapılması gerekenler araştırılarak konu açıklığa kavuşturulmuştur. Bu bilgiler doğrultusunda finans sektörünün beklentileri ve bu sektörde öngörülen bazı değişiklikler incelenmiştir. Tezin amacı olan finansal kuruluşların beklentileri ise bir anket ile araştırılarak çalışma sonuçlandırılmıştır.
|
| Selda Korkmaz |
X |
Özet
Bu çalışmanın amacı bilgi sistemlerindeki analiz ve dizayn gelişmelerini aktarmaktır. Bankacılık sektöründe kullanılabilecek standart spesifikasyon geliştirme standart rapor geliştirme ve test durum çalışmaları geliştirerek analiz ve dizayn konularında yaşanacak problemlere karşı ortak çözümler yaratmaktır. Üzerinde durulacak konu kullanıcıların ihtiyaçlarını belirleyerek, mantıksal dizaynlar geliştirmektir. Tezin uygulama alanı bankacılıkta bireysel müşteri karlılığı yönetimi üzerinedir. Yapılan dizaynlardan sonra manuel işlemler güvenilir, doğru ve bilgisayar ortamında çalışan programlar haline gelecektir.
Büyük bankaların ve şirketlerin çoğu klasik sistem geliştirme metodunu kullanmaktadır. Bu metodu kullanmalarının sebebi organizasyon içindeki projenin çalışma alanı ve büyüklüğüdür.
Organizasyonun içinde önem taşıyan bu büyük projeler, uzun geliştirme zamanı büyük bir ekip ve büyük miktarlarda finansal desteğe ihtiyaç duyarlar. Bu tez de klasik sistem geliştirme teknikleri anlatılacak özetlenecek ve karşılaşılan problemler tanıtılacaktır.Sonuç olarak klasik sistem geliştirme metodundaki tekrarlamalar azaltılacak proje geliştirme zamanları en aza indirilerek kullanıcının ihtiyaçları karşılayacak ve bankaya stratejik bir avantaj kazandıracak bir yapı oluşturacaktır.
|
| Ayşe Işıl Borat |
X |
Özet
Rx olarak da bahsedilen reçeteli ilaçların reçetesiz olarak kullanılmaları; alışkanlık yapmaları, zehirli olmaları, yüksek düzeyde zararlı etki potansiyeline sebep olmalarından dolayı, veya kişilerin kolaylıkla teşhis edemeyecekleri rahatsızlıklarda kullanılmaları sebebiyle güvenilir değildir. Rx'ten OTC olarak da bahsedilen reçetesiz ilaçlara geçiş toplum ve devletin beklentileri için oldukça önemli bir değişimdir. Ancak bütün tıbbi konularda olduğu gibi bu değişimin de risklerinin yanı sıra, aynı zamanda olumlu yanları da vardır. Bununla beraber, her yönüyle ele alındığında Rx'ten OTC'ye geçiş güvenlik kriterleri açık şekilde ve dikkatle gözlendiği sürece uygun görülmektedir.
Türkiye'de pratikte kırmızı ve yeşil reçeteyle satılanlar hariç olmak üzere bütün ilaçlar reçetesiz satılabilmektedir. Başka bir deyişle, Türkiye belirgin bir politikaya ve uygun toplum bilincine sahip olmadan A.B.D. ve Avrupa'dan önce OTC'ye geçmiş durumdadır.
Bu çalışmanın temel amacı OTC'ye geçişin genel karakterlerini, özellikle süreç boyunca yaşanan problemlere, risklere ve faydalara, aynı zamanda da satış ve etiketlendirme kurallarına ağırlık vererek ortaya çıkarmaktır. Aynı zamanda bu çalışmada, sağlık konusunda gösterilen özen ve hastalıkların ortaya çıkmadan önce engellenmesine yönelik akımlardan etkilenen vitamin ile OTC arasındaki ilişkiler de incelenmiştir. Konu ile ilgili yazın taramasını takiben, İstanbul'da yaşayan 18 yaşın üstündeki kişiler arasında bir araştırma yürütülmüştür. Analizler uygun örnekleme metodu ile dağıtılmış 287 anketten elde edilen veriler kullanılarak gerçekleştirilmiştir.
Çalışma sonuçları ortalama vitamin kullanıcısının yüksek gelirli, evli bir kadın olduğunu; ayrıca kullanım dağılımının biraz yüksek eğitim seviyesine eğilimli olduğunu göstermektedir. Aynı zamanda vitaminden beklenen faydaların vitaminin görünümüyle ilgili değil vücudun direncini arttırması, içeriğinin faydalı olması ve uygun kullanıma sahip olmasıyla ilgili olduğu ortaya çıkmıştır.
Bu çalışma bulgularının Türk literatürüne İstanbul'daki vitamin kullanım alışkanlıkları ile ilgili temel bilgiler sağlayacağı ve bu konuda yapılacak yeni araştırma sahaları yaratacağı, ve ilgili kişilere özellikle kanun yapıcılara kaynak olabileceği ümit edilmektedir.
|
| Dilek Özdülger |
X |
Özet
21. yüzyıla yaklaşırken dünya büyük bir hızla değişmekte ve gelişmektedir. Rekabet her geçen gün daha acımasız ve kaçınılmaz olmaktadır. Bu rekabetçi ortam şirketleri, eğer yaşamak istiyorlarsa, daha güçlü olmaya ve büyümeye zorlamaktadır.
Şirketler, rekabet güçlerini kaybetmemek için değişen pazar şartlarına çabuk uyum sağlamalıdırlar. Şirket bu çabuk büyümeyi şirket evlilikleri ile gerçekleştirebilir. Şirket evlilikleri, her ne çeşit olursa olsun, beklenen hedeflere ve faydalara ulaşabilmek için sağlam temeller üzerine kurulmalıdır. Çalışma, terimlerin ve şirket evlilik nedenlerinin üzerinde durmuştur.
Çalışmanın ana bölümü şirket evliliklerinde kullanılan değişik fiyat metotlarının incelemesini içermektedir. Ancak belirlenen fiyat, söz konusu belirleme şirketin fiyatlandırılamayan soyut özelliklerini de içerdiği için bu anlamda iki boyutlu olarak düşünülmelidir.
Çalışmanın son bölümünde ise, Türkiye' de gerçekleşmiş bir şirket evliliği değişik fiyat belirleme metotları ile incelenmiştir. İnceleme sonucunda, her fiyat belirleme metodunun güçlü ve zayıf yönleri olduğu, değişik ekonomik şartlarda ve ülkelerde hepsinin uygun olabileceği görülmüştür. Ancak bu metotların sonuçları gerçek fiyatın oluşması için sadece bir aralık belirlemektedir.
|
| Selda Argeşo |
X |
Özet
Bu tezin amacı, Türkiye'de bulunan firmaların Balanced Scorecard projesi uygulamasına ve bilgi çağına ne kadar hazır olup olmadıklarının tespitidir. İlk önce Balanced Scorecard ile ilgili detaylı bir literatür taraması yapılarak kişilere BSC tanıtılmıştır. Sonra bu amaca yönelik olarak bir anket hazırlanmıştır.
Bu anketin sonucunda, firmaların, amaçlarının çoğuna göre bilgi çağına hazır oldukları görüldüğü halde; Balanced Scorecard projesi uygulaması yapabilmeleri için ölçümlerini, BSC'nin Finansal, Müşteri, Şirket İçi Yöntemler ve Öğrenme & Büyüme olan dört perspektifindeki tanımladıkları amaçlarına uygun olarak artırmaları gerekmektedir.
Seçilen firmalar için, finansal ve müşteri boyutlarındaki amaçlara verilen önem çok benzer ve oldukça önemli bulunmuştur. Bu sebeple bu firmalar finansal yapılanmalarında ve müşteri ilişkilerinde oldukça hassaslardır. Şirket İçi Yöntemler ve Öğrenme - Büyüme boyutlarındaki amaçlara verilen önem derecesi ise önemli bir farklılık göstermektedir. Bu firmaların bilgi çağında daha iyi şartlarda faaliyetini sürdürebilmesi için çalışanlarının motivasyonuna ve eğitimlerinin sürekliliğine daha çok önem vermeleri gerekmektedir. Tüm boyutlarda, birçok amaçla ilgili ölçümlerin kullanım sıklığı oldukça farklıdır. Bu sebeple bu firmalar amaçlarını ölçülebilir hale getirmek ve hedeflerine ulaşabilmek için ölçüm tekniklerini daha çok geliştirmeli ve daha çok kullanmalılardır .
Bu çalışma için geliştirilmiş ölçüm aracı, BSC'ın ana perspektiflerini kapsamaktadır. Bundan dolayı bu tezin katkılarından birisi de, "BSC Proje Uygulaması Kontrol Listesi"nin geliştirilmesidir.
|
| Melisa Erdilek |
X |
Özet
Internet ve Web-tabanlı teknolojiler son zamanlarda en fazla iş hayatı ve ticari işlemlerde etkisini göstermeye başladı.
Bilgisayar ve komunikasyon teknolojilerindeki gelişmeler iş dünyasında etkin olmaya başladı ve buna paralel olarak iş kuralları da değişim gösterdi. İş süreçleri arasındaki hız arttı, mesafelerin önemi azalarak değer bilgi ile yaratılmaya başlandı. Aynı zamanda bilgi akışı işin yapılma şeklini etkiledi. Bu gelişmeler ışığında yeni iş modelleri ortaya çıktı. Geleneksel iş modelleri iş dünyasındaki geçerliliğini yitirdi . Yeni modellerden pazar yeri, bütünleştiriciler, değer zinciri, ittifak ve dağıtım networkleri önem kazandı. Bu iş modelleri çerçevesinde ise internet servis sağlayıcı -portallar, arama motorları ve sanal açık arttırmalar iş kurallarını belirlemeye başladı.
Bu tezdeki amaç, dönüşümün nedenleri ve süreç incelenerek elektronik iş modellerinin analiz edilip değerlendirilmesidir. Nihai olarak,araştırma bulguları ışığında, uluslararası ve Türk iş modelleri birbiriyle kıyaslanarak incelendi.Şirketlerin elektronik ortama geçerkenki karşılaşabileceği süreçler, temel ihtiyaçlar ve birincil konuların altı çizildi.
|
| Beril Sipahi |
X |
Özet
İçinde bulunduğumuz Bilgi Çağında hızlanan dijitalleşme süreci veri toplama, saklama ve işleme süreçlerini belirgin bir biçimde etkilemiştir. Bilgisayar ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeye parallel olarak iş dünyasına kazandırılan yeni araçların başında veri madenciliği gelmektedir.
Veri madenciliği veri tabanlarındaki değişkenler arasında saklı (daha önceden bilinmeyen, tanımlanmamış olan) ilişkileri ortaya çıkaran ve bunlardan bilgi üreten çeşitli süreçler bütünü olarak tanımlanabilir. Veri madenciliği saklı ilişkileri keşfedip ortaya çıkarırken istatistiksel matematiksel ve makina öğrenimi teknikleri kullanır. Veri madenciliği büyük ölçekli verileri analiz ederken karar ağaçları ve standart istatistik tekniklerden yararlanır.
Veri madenciliğinin yaygın olarak kullanıldığı önemli alanlardan biri Müşteri İlişkileri Yönetimi (MİY) dir. MİY müşterinin tutum ve davranışlarını anlayıp yönlendirmek ve müşteri memnuniyetini artırmak için kullanılan bir yaklaşım olup doğru iletişimle müşteri kazanımını, müşteri bağlılığını ve müşteri karlılığını arttırmayı amaçlamaktadır. MİY'de kullanılan Veri madenciliği uygulamalarında ise asıl amaç müşteri davranışlarını açıklamak ve ileriye dönük tahminler yapabilmek için modeller kurmaktadır.
Bu çalışmanın amacı son yıllarda oldukça yaygınlaşan ve önemi artan veri madenciliği ve MİY kavramlarını tanıtmak ve bunun yanısıra otomotiv sektöründe bir veri madenciliği modeli uygulaması gerçekleştirmektir. 179 araba sahibi üzerinde yapılan araştırma bölümünde uygulanan model "Veri Madenciliği için Sektörler Arası Standart Süreç" (The Cross-Industry Standard Process for Data Mining CRISP-DM ) olarak isimlendirilen modeldir. Uygulanan modelde iş hedeflerinin belirlenmesinden bilgi elde etme aşamasına kadar veri madenciliğin bütün aşamalarına yer verilmiştir.
|
| Ayşegül Angı |
X |
Özet
İş tatmini, işle ilgili davranışı öngörmeye yardımcı olması sebebi ile yaygın olarak araştırılmaktadır. Zaman içersindeki gelişimine bakıldığında, önceleri dışsal iş tatminini geliştirmek için çaba sarfedilmişti. İçsel iş tatminin farkedilmesi, bu çabaların insani boyutlara yönlendirmesine yol açmıştır. Hocaların iş tatmini, bilgi aktarımı rollerinden dolayı çok önemlidir. Bu sebeble eğitimin kalitesini muhafaza etmek ve geliştirmek için, iş tatmininde etkili olan iş ile ilgili faktörleri ve bireysel faktörleri anlamak akademik yönetim için son derece önemlidir. İş tatmin seviyelerinin araçlarla tespit edilmesi, işi bırakma, performans değişikliği, fiziksel ve akıl sağlığı üzerindeki olumsuz etkilere karşı önlem alınmasını kolaylaştırmanın yanısıra iletişimi sağlamakta ve iş tutumlarınıda geliştirmektedir. Bu çalışmada Marmara Üniversitesi okutmanlarının iş tatmin seviyelerini saptamak için, demografik soruların yanısıra orjinal araştırma araçları ve Minnesota iş tatmin anketi kullanılmıştır. Araştırmanın kapsamına öğrenci anketlerinin eklenmesi öğrencilerin değerlendirmeleri ile iş tatmin seviyeleri arasında ilişkiyi araştırmayı sağlamıştır. Daha sonra Anova, t-test, Pearson ve Spearman korelasyon analizleri ve regresyon analizlerinden faydalanılmıştır.
|
| M. Taner Girgin |
X |
|
Özet
Telekomünikasyon teknolojilerindeki son gelişmeler cep telefonları yardımıyla zamandan ve mekandan bağımsız olarak haberleşmeyi olası kılmıştır. Ses haberleşmesine yönelik ilk servislerden sonra endüstrideki firmalar internet modelini baz alan mobil veri servisleri sunmaya yönelik çalışmalarda bulunmuşlardır. Bu servisler sayesinde gerekli özelliklere sahip bir cep telefonu veya telsiz haberleşme olanağı bulunan bir avuçiçi bilgisayarıyla tüketiciler zaman ve mekan sinirlaması olmaksızın çeşitli mobil veri servislerine ve Internete ulaşabilmektedir. Mobil ses haberleşmesi oldukça gelişmiş olan Türkiye pazarı da mobil veri servisleri için bir potansiyele sahiptir. On milyondan fazla aboneye hizmet veren mobil haberleşme operatörleri, abonelerine kendi portalları aracılığıyla çeşitli veri servisleri ve internet erişimi sağlamaktadır.
Bu tez çalışması Türk tüketicisinin mobil veri servislerini kabul düzeyini araştırmayı amaçlamaktadır. Bu servislerin kullanımı tezin yazıldığı tarihte yeterince yaygınlaşmamış olduğundan, çalışma mobil servislere yönelik tutum ve bu servisleri kullanma niyeti üzerine yoğunlaşmıştır. Bu bağlamda, çalışmada teknoloji kabulünü etkileyen çeşitli boyutlar ve mobil veri servislerinin gelecekteki olası kabulune işaret eden tutum ve niyetler arasındaki bağlantılar araştırılmaktadır. Bu amaçla Davis tarafından ortaya konan Technology Acceptance Model (Teknolojinin Kabulu Modeli) ve Rogers tarafından ortaya konan Theory of Diffusion of Innovations (İcatların Yayılması Teorisi)'I yol gösterici olarak kullanılmıştır. Bunun yanında demografik değişkenlerle çeşitli ayırt edici faktörlerin teknoloji kabulünü etkileyen boyutlarla birlikte tutum ve kullanım niyeti üzerindeki etkileri de araştırılmıştır.
|
| Şebnem Özgökhan |
X |
|
Özet
Bu çalışmanın amacı, e-ortamın tam rekabet varsayımlarıyla uyumunu değerlendirerek, e-ticaretin globalleşmeye etkilerini belirlemek, elektronik ortamın şu andaki ve gelecekteki durumunu incelemek, ve bu sistemin tam rekabete yol açıp açmadığını göstermektir.
Bu amaca ulaşmak için, Tam Rekabet, Yeni Ekonomi ve E-ticaret konularında geniş bir literatür araştırması yapılmıştır. Tam Rekabetin Değerlendirilmesi, Globalleşme Trendi, Bilgi Teknolojisinde Devrim ve Elektronik ticaretin Makro Ekonomik yapıya etkileri bu kısımda incelenmektedir.
Bu tezin araştırma aşamasında, e-ortamın tam rekabet piyasasına uyumu bilgisayar, yazılım, kitap ve hızlı tüketim pazarından toplam 60 adet firmadan elde edilen veriler yardımıyla incelenmiştir. Araştırma göstermektedir ki, tam rekabet ortamının varlığını ölçen boyutlar açısından sektörler arasında anlamlı bir farklılık vardır; e-ortamda kitap sektörü için sert fiyat rekabeti varken, bilgisayar ve yazılım fiyatları versiyonlama ve kişiselleştime stratejileri sayesinde değişkenlik gösterir. Ayrıca, farklı e-ticaret uygulamaları yapan firmalar arasında da tam rekabet ortamının varlığını ölçen boyutlar açısından anlamlı bir farklılık vardır. Örneğin, B2B şirketleri B2C şirketlerine göre daha karlıdırlar. Bütün bu bilgilerin ışığında, e-ortamda tam rekabet varsayımlarının ne ölçüde gerçek olduğu gösterilmektedir.
|
|
 |