<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Prof. Dr. Şule Işınsu Özmen &#187; Yazılar</title>
	<atom:link href="http://www.suleozmen.com/index.php/kategori/yazilar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.suleozmen.com</link>
	<description>Just another WordPress weblog</description>
	<lastBuildDate>Fri, 21 May 2010 09:00:48 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Prof. Dr. Şule Özmen Geliştrend’de – Dünyayı RESET’lemek İster Miydiniz? Yayın Tarihi:17 Mart 2010</title>
		<link>http://www.suleozmen.com/index.php/prof-dr-sule-ozmen-gelistrend%e2%80%99de-%e2%80%93-dunyayi-reset%e2%80%99lemek-ister-miydiniz-yayin-tarihi17-mart-2010/</link>
		<comments>http://www.suleozmen.com/index.php/prof-dr-sule-ozmen-gelistrend%e2%80%99de-%e2%80%93-dunyayi-reset%e2%80%99lemek-ister-miydiniz-yayin-tarihi17-mart-2010/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 29 Mar 2010 18:44:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Seçme Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.suleozmen.com/?p=1338</guid>
		<description><![CDATA[<img class="aligncenter" title="sule_ozmen_gelistrend'de" src="http://www.gelistrend.com/wp-content/uploads/2010/03/prof-dr-sule-ozmen-1.jpg" alt="" width="550" height="260" />
Değerli  Geliştrend  okuyucuları, bu yazımı Geliştrend’in birinci doğumgününe katıldığım gün kaleme aldım. Geliştrend için yazdığım ilk yazı ve bundan sonra da faydalanacağınız umduğum yazılarımla devam etmeye çalışacağım. Çünkü bugün Ömer Ekinci’ye,  benimle&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter" title="sule_ozmen_gelistrend'de" src="http://www.gelistrend.com/wp-content/uploads/2010/03/prof-dr-sule-ozmen-1.jpg" alt="" width="550" height="260" /><br />
Değerli  Geliştrend  okuyucuları, bu yazımı Geliştrend’in birinci doğumgününe katıldığım gün kaleme aldım. Geliştrend için yazdığım ilk yazı ve bundan sonra da faydalanacağınız umduğum yazılarımla devam etmeye çalışacağım. Çünkü bugün Ömer Ekinci’ye,  benimle yaptığı röportaj sırasında, kendi ifadesiyle kameralar önünde söz verdim. Sözümün arkasında durmak için elimden geleni yapacağım.</p>
<p>Bu yazıyı hangi kategoriye yerleştireceğini bilemiyorum  ama uzun zamandır aklımdan geçen bir duyguyu  sizlerle paylaşmak için bunu fırsat olarak kullanmamı hoş görmenizi rica ediyorum. <strong>Daha sonraki yazılarımda Geliştrend’in konseptine uygun yazılar hazırlamaya özen göstereceğim.</strong></p>
<p>Yaıznın başlığında pek tercih ettiğim birşey olmasa da İngilizce bir kelime kullanmak durumunda kaldım. Okuyucuların anlayışına sığınarak soruma vereceğiniz cevap ve yorumlarınızı bekliyorum. Lütfen bu söylemi  haddi aşan bir söylem olarak algılamayınız. İçimden geldiğince paylaşmak istediğim bir duygumun yansıması  bu. <strong>Belki gerçekci bulmayabilirsiniz ama sanal dünyanın gerçeğine uygun samimi bir dilek.</strong></p>
<p>Dünyaya format atmak mümkün olsaydı eğer nasıl bir Dünya isterdiniz? Dünyayı kötülüklerden arındırmak isteyen,  en azından kendi dünyasının daha iyi olması yönünde bir değişim isteyen sanırım çok  insan olmuştur.  Ben küçük yaşlarımdan itibaren hep dünyayı kötülüklerden arındırmanın mümkün olmasını  hayal ettim.  Hayal etmekten  öte aklımca kafa yormaya çalıştım.   O zamanlar çocukca duygulardı bunlar elbette. Hiç kötülükler olmasa, hiç kimse birbiriyle kavga etmese, herkes mutlu olsa,  arkadaşlar birbiriyle küsmese, hiç kimse maddi sıkıntı çekmese, toplumu yönlendiren insanlar hep toplumun iyiliği  için çalışsa diye başlamıştı sorgulamalarım. Bu duygularım  hiç bir zaman tepkisel duygular  değildi. Aksine  her dönemde mutlu, keyifli, rahat   bir yaşamım  oldu. Belki de  arzumun nedeni  buydu.  Yaş ilerledikçe Polyanna’nın mutluluk oyununu oynamanın pek de gerçekci olmadığını gördüm. İyilikler kadar kötülükler, barış kadar savaş, mutluluklar kadar mutsuzluklar, sevinç kadar üzüntü, sevgi kadar nefret, tokluk kadar açlık, iyi duygular ve dilekler kadar nefret ve kin duyguları  gözledim çevremde.  <strong>Eğitim hayatım ilerledikçe, tarihten coğrafyaya, psikolojiden sosyolojiye, finanstan ekonomiye bilgi birikimim arttıkça hayatın  gerçeklerini  daha fazla algılamaya başladım.</strong></p>
<p>Burada asla felsefe yapmak ve bu platformda böyle bir tartışma alevlendirmek niyetinde değilim. Bu konuların onlarca bilim dalının konusu olmasının yanısıra inanç ve ahlak konuları olduğunun farkındayım.  Ayrıca herkese önemli bir tavsiyem daha olacak; <strong>kendimiz de dahil hiç kimsenin, tabirimi hoş görün,  dolduruşuna  gelmemek gerektiğine inanırım.</strong></p>
<p>Peki böylesine çok yöne çekilecek, spekülasyona açık bir  soruyu yazının başlığı olarak neden mi kullandım dersiniz.  Basit bir cevap bulmak adına.   <strong>Belki de bu kadar karmaşık bir duruma basit bir cevap bulmak daha pratik olur düşüncesiyle.</strong></p>
<p>İşte basit bir cevap, dünyayı resetlemeyi hedeflemek yerine hepimiz kendimize önce bir format atalım.  Dünyayı değiştirmeye kendimizi değiştirmekle başlayalım. Ama bu formatlama herşeyi silmeyen bir teknolojiyle yapılsın. Kötü duygular, kıskançlıklar, kin ve nefret, tembellik, hatalı ve insani olmayan kodlar silinsin. <strong>Yerine, içimizde zaten var olupta belki de gizlenmiş  güzel duygular, çalışma azmi, insanlığa faydalı olacak işler gerçekleştirme arzusu, doğru ve  faydalı bilgiler kaydedilsin.</strong></p>
<p>Bu noktada okuyuculara bir tavsiyede bulunmadan geçemeyeceğim. Dünyayı  iyi yönde değiştirmek için güzel duygulara sahip olmak şart ama ne yazık ki yeterli değil. Güzel insan olmak demek sadece iyi duygulara sahip olmak değildir. Güzel insan olmak aynı zamanda çalışkan, iradeli, bilgi ve fikir sahibi olmak demektir.  Sorgulayan, gözlemleyen, bilgiyi biriktirerek fikir yürütebilen, zamanını  verimli kullanan, hayatını önce kendini eğitmeye ve geliştirmeye  adayan insan demektir.  Eğitimli insan demektir.  <strong>Kendine faydası olmayan bir insan bir başkasına nasıl faydalı olabilir. En azından çevresindeki küçük dünyayı  bir nebze de olsa değiştirmeye nasıl gücü yeter.</strong></p>
<p>Bu yazı bu sitenin misyonuyla ilgisini inanıyorum ki sizler de hissettiniz ama bir kez de ben dile getirmek isterim. Sevgili  Ömer Ekinci ve onun gibi  genç yaşlarına rağmen başarılarını gözlediğim, güzel duygulara sahip, ama aynı zamanda  çalışkan, iradeli, azimli ve  bilgileriyle fikir yürüten ve bunları samimiyetle  çevresiyle paylaşan,  <strong>kendilerini yetiştirmek için uğraş veren  insanlarla  tanıştıkça çocukluğumda arzu ettiğim bir dünya ufukta mı diye</strong> umutlanıyorum.</p>
<p>Sevgili gençler, genç girişimci adayları  lütfen önce kendinize faydalı olun. Faydalı olun ki sıra çevrenize gelebilsin. Girişiminiz başarıya ulaşsın ki başkalarına istihdam sağlayın. Sizler başarılı olmak için iradeli ve çalışkan olun ki diğer girişimci adayları başarı öykülerinizi ve yaptıklarıınızı örnek alsın. <strong>Siz kendi dünyanızı değiştirmeyi hedefleyin ki sizin gibiler çoğalınca dünya da değişsin…</strong></p>
<p>Sevgiyle kalın, bilgiyle donanın, çalışma azminizi hiç kaybetmeyin.</p>
<p><strong>Şule Işınsu Özmen</strong></p>
<p>13 Mart 2010</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.suleozmen.com/index.php/prof-dr-sule-ozmen-gelistrend%e2%80%99de-%e2%80%93-dunyayi-reset%e2%80%99lemek-ister-miydiniz-yayin-tarihi17-mart-2010/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8220;Elektronik Pazarlama Stratejileri&#8221; KOBİLIFE Mayıs 2009 Sayısı</title>
		<link>http://www.suleozmen.com/index.php/elektronik-pazarlama-stratejileri/</link>
		<comments>http://www.suleozmen.com/index.php/elektronik-pazarlama-stratejileri/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Oct 2009 20:19:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.suleozmen.com/?p=1258</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.suleozmen.com/wp-content/uploads/Kobilife_mayis_09.jpg"><img src="http://www.suleozmen.com/wp-content/uploads/Kobilife_mayis_09-222x300.jpg" alt="" title="Kobilife_mayis_09" width="222" height="300" class="alignleft size-medium wp-image-1355" /></a>  Elektronik pazarlama stratejileriyle ilgili çeşitli uygulama örneklerine yer verilen bu yazıya başlarken bu uygulamaların doğru anlaşılması için önemli bir hatırlatma yapmakta yarar var. Elektronik pazarlama uygulamaları sadece e-uygulamalardan ibaret değildir. Öncelikle pazarlamanın temel kurallarını bilmek gerekir. E-uygulamalar hakkında&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.suleozmen.com/wp-content/uploads/Kobilife_mayis_09.jpg"><img src="http://www.suleozmen.com/wp-content/uploads/Kobilife_mayis_09-222x300.jpg" alt="" title="Kobilife_mayis_09" width="222" height="300" class="alignleft size-medium wp-image-1355" /></a>  Elektronik pazarlama stratejileriyle ilgili çeşitli uygulama örneklerine yer verilen bu yazıya başlarken bu uygulamaların doğru anlaşılması için önemli bir hatırlatma yapmakta yarar var. Elektronik pazarlama uygulamaları sadece e-uygulamalardan ibaret değildir. Öncelikle pazarlamanın temel kurallarını bilmek gerekir. E-uygulamalar hakkında bilgi sahibi olmak gerekir. E-ticaretin ilk teknik adımlarından biri olan web sitesi kurma ve yönetme aşamasından daha ileri aşamalarına kadar örneğin ödeme ve güvenlik altyapısı oluşturma aşamasına kadar e-konular hakkında fikir sahibi olmak gerekir. Kısacası e-vizyonerlik başarılı e-pazarlama stratejileri geliştirmek için bir ön şart niteliğinde. Bunların yanı sıra Müşteri İlişkileri Yönetimi sürecinde müşteriyi tanımak, etkileşimli iletişim sayesinde müşteriyle birebir ilişki kurarak, ilişkiyi her iki tarafın yararına sürdürmek, değerli müşteriyi diğerlerinden ayırt etmek, bu konunun anlam ve öneminin anlaşılmasını kolaylaştıracaktır.</p>
<p> Bu durum e-uygulamaların hayata geçirilmesi konusunda kendilerini yetersiz hisseden KOBİ sahiplerinin ve yöneticilerinin asla gözünü korkutmamalı. Mevcut bilgi ve yeteneklerinin teknolojiyi anlamaya yetmeyeceğine dair bir umutsuzluğa kapılmanın ne yazık ki bu çağda hiç yeri yok. Kurallarını İnternetin ve sosyal ağların oluşturduğu iletişim, etkileşim ve paylaşımın temelini oluşturduğu iş kurallarını öncelikle benimsemeye niyet etmeleri gerekiyor. Benimsemeye niyet etme tutumunu sergilemek için ise hepinizin takdir edeceği gibi detaylı bir seviyede teknik altyapıya ihtiyaç bulunmuyor. Eğer yöneticilerde niyet ve dönüşüm projelerine adanmışlık olursa en büyük engel de aşılmış oluyor.  Daha önceki yazılarımda da bahsettiğim gibi KOBİ yöneticilerinin dikkat etmesi gereken en önemli nokta bilgisayar ve İnternet okur yazarlıklarını geliştirmek, çevrelerindeki uygulamaları gözlemek ve dünyada neler olup bittiğini yine İnternet erişimleri sayesinde en azından okuyarak öğrenmek.</p>
<p>Yazının ana temasına, elektronik pazarlama stratejilerini geliştirme sürecine geri dönersek, stratejilerde dikkate alınması gereken iki temel prensip etkileşim ve paylaşımdır. Bu mecranın etkileşime olanak sağladığı ve bu olanakları fırsata çevirmek için çaba sarf etmek gerektiği her zaman göz önünde bulundurulmalıdır. Bu mecrada uygulanan faaliyetlerin bir diğer önemli avantajı ise ölçülebilmesidir. Ölçülemeyen performansların iyi yönetilemeyeceği herkes tarafından bilinen en temel işletme kurallarından birisidir. E-mecrada gerçekleştirilen uygulamaların ölçümlenmesi ve değerlendirilmesi sonucunda bu uygulamaları daha etkin ve verimli hale getirmek mümkündür. Bunun yanı sıra geleneksel mecrada uygulanan pazarlama yöntemleriyle karşılaştırıldığında çoğu zaman daha maliyet etkin çözümler olacaktır. </p>
<p>Elektronik pazarlama uygulamaları ana başlıklarla aşağıda listelenmiştir.</p>
<p> Web sitesi kurarak sanal dünyada yer almak ve bu adresten erişilebilir olmak. Sadece ana sayfadan değil diğer sayfalarından da doğrudan erişilebilirlik olmak. Ürün ve hizmet tanıtımıyla ilgili mikro siteler yapılmışsa bunların erişilebilirliğini sağlamak<br />
 Arama motorlarında anahtar kelimeler satın alarak sitenin ana sayfa ve ilgili sayfalarına yönlendirme yapabilmek. Uygun  anahtar kelime seçimi yapmak ve bu kelimelerin siteye ne derece yönlendirme ve işlem sağladığını test etmek.<br />
 Arama motorlarında doğal arama sonuçları listesinde yer almak ve üst sıralarda çıkmak için  arama motoru optimizasyonunu yapmak<br />
 Firmanın kurumsal web sitesi haricinde ürün ve hizmetlerine ait farklı web siteleri kurmak, ürün ve kampanyalar için mikro siteler oluşturmak<br />
 Online ve mobil mecrayı pazarlama amaçlı kullanmak.<br />
 Yaratıcı banner reklamlar, advergaming vb. uygulamaları tasarlamak<br />
 Diğer sitelerle reklam ortaklığı programları geliştirmek<br />
 E-posta pazarlaması yapmak<br />
 Düzenli e-bülten gönderimi yapmak<br />
 Sosyal ağlarda, bloglarda, paylaşım sitelerinde yer almak<br />
 Sosyal mecrayı takip etmek ve kullanmak. Firma hakkında, ürün ve hizmetleri hakkında olumlu görüş ve yorumların yapılması için çaba sarf etmek. Olumsuz görüş ve şikayetler yayılmadan önce önlem almak<br />
 Ağızdan ağıza pazarlama (Word of Mouth Marketing) stratejisini kurgulamak ve uygulamak<br />
 Mobil pazarlama fırsatlarını değerlendirmek</p>
<p> Yukarıda verilen her bir maddenin pratikte çok detaylı ve yaratıcı uygulamalarına şahit oluyoruz. Fakat  ana hatlarıyla her birini gerçekleştirmeye basit e-uygulamalarla başlamak mümkündür. Zaman içinde bu e-uygulamaları kullandıkça bir öğrenme sürecinden geçilecek ve her yeni uygulama bir öncekini iyileştirmeye olanak sağlayacaktır. Bunlar,  uygulamalara başlamaya cesaret edebilecek kadar bilgi birikimi edinip bunları benimseyen ve kullanan  KOBİ’lerin  kendi düşünceleridir. Unutulmalıdır ki erken kalkan erken yol alır. Unutulmaması gereken bir diğer konu ise bu uygulamaların izinli pazarlama prensiplerine uygun yapılması ve etkileşim kavramının tek taraflı değil iki taraflı olduğunun dikkate alınmasıdır. Pazarlama stratejileri geliştirirken müşterisini tanımayan, dinlemeyen, onun istek ve beklentilerini doğru anlayıp ona uygun ürün ve hizmet geliştirmeyen, kısacası doğru ürün ve hizmeti, doğru zamanda, doğru yerden, doğru fiyata sunmak için e-mecranın nimetlerinden yararlanmasını bilmeyenler için günümüzün rekabetçi piyasalarında yaşama şansı azalacaktır. Tüm bunları en iyi şekilde yapabilmek için etkileşim, paylaşım ve ölçmeye olanak sağlayan strateji kısaca e-pazarlama stratejileridir.</p>
<p>Haziran 2009<br />
Şule Işınsu Özmen</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.suleozmen.com/index.php/elektronik-pazarlama-stratejileri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KOBİ’lerin Web Sitesi Kurması ve Yönetmesi:KOBİLIFE Dergisi Haziran 2009 Sayısı</title>
		<link>http://www.suleozmen.com/index.php/kobi%e2%80%99lerin-web-sitesi-kurmasi-ve-yonetmesi/</link>
		<comments>http://www.suleozmen.com/index.php/kobi%e2%80%99lerin-web-sitesi-kurmasi-ve-yonetmesi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Oct 2009 20:16:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.suleozmen.com/?p=1255</guid>
		<description><![CDATA[<a href="http://www.suleozmen.com/wp-content/uploads/Kobilife_haziran_091.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-1361" title="Kobilife_haziran_09" src="http://www.suleozmen.com/wp-content/uploads/Kobilife_haziran_091-220x300.jpg" alt="" width="220" height="300" /></a>
 Web sitesinin tasarımı, kurulumu ve yönetim süreci bu hizmetleri sunan firmalar tarafından bazen çok kolay olarak lanse edilmesine rağmen özellikle KOBİ’ler için bunun her zaman kolay bir süreç olmadığı görülmektedir. Sürecin başından sonuna çok sayıda teknik ve idari&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.suleozmen.com/wp-content/uploads/Kobilife_haziran_091.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-1361" title="Kobilife_haziran_09" src="http://www.suleozmen.com/wp-content/uploads/Kobilife_haziran_091-220x300.jpg" alt="" width="220" height="300" /></a></p>
<p> Web sitesinin tasarımı, kurulumu ve yönetim süreci bu hizmetleri sunan firmalar tarafından bazen çok kolay olarak lanse edilmesine rağmen özellikle KOBİ’ler için bunun her zaman kolay bir süreç olmadığı görülmektedir. Sürecin başından sonuna çok sayıda teknik ve idari kararlar gerektirir. Bu durum, KOBİ’lerin teknik bilgi eksikliğinden dolayı karar verme süreçlerini zora sokmaktadır. Bu tarz hizmetler için bir yandan bin TL ve katları şeklinde maliyetler çıkarılırken, 2008 yılı içinde bile 100 TL’den başlayan fiyatlar, hatta bedava tasarım teklif edilmektedir. 30 dakikada web sitesi yaptırmayı öneren çözüm paketleri söz konusudur. Bu süreci basit gösteren yaklaşımlar ne derece doğru olabilir?  Kurumsal kimliğinizi yansıtmak, hedef kitlenize erişmek veya güvenli bir sanal mağaza kurmak istemeniz durumunda böyle bir çözüm ne kadar gerçekçi olabilir? Pahalı olanın iyi olma garantisi elbette yoktur ancak bu adım, e-ticaret ve e-dönüşüm sürecinin önemli bir adımıdır. Fiyatı dışında kararı etkileyen çok sayıda kriter vardır. İşte  basit gibi görünen veya gösterilen işin aslında ne denli emek yoğun ve özenle yapılması gerektiği aşağıda ortaya konmaktadır.</p>
<p>   Web sitesi kurma, barındırma ve yönetme konusunda iş sahiplerinin ve yönetimin vermesi gereken kararlar her işletme için kolay olmasa da, isabetli karar verebilmek için ihtiyaç duydukları bilgiye erişmeleri internetin ilk ortaya çıktığı dönemlere göre daha kolaydır. Çünkü sektör büyümüş, bu hizmetleri veren firmalar çoğalıp çeşitlenmiştir. Çözüm firmaları kendi sitelerinde daha anlaşılır, karmaşık teknik detaylardan arınmış içerik sunarak müşterilerini bilgilendirmeye, ürün ve hizmetlerini firmalara göre özelleştirmeye başlamışlardır.</p>
<p> <br />
Web sitesi kurulumu en az teknik bilgi ve beceri kadar üretim ve pazarlama yönetimi bilgi ve becerisi gerektirir.</p>
<p>Teknik konularla ilgili atılması gereken adımlar:<br />
 Alan adı seçimi ve tescili.<br />
 Web sitesi barındırma hizmetinin alınması.<br />
 Web sitesinin tasarımı, yayınlanması ve işleyişinin sağlanması.</p>
<p> Sürecin teknik adımlarla ilgili kararlar karmaşık görünse de idari yönden verilmesi gereken kararlar çok daha kapsamlıdır. Site içeriğinin, tüm bağlantı, sekme ve simgelerin, metin, grafik, ses, fotoğraf,   resim ve diğer tüm görsellerin nasıl ve hangi amaçla  sitede yer alması gerektiğine veya gerekmediğine yöneticilerin karar vermesi gerekir. Örneğin sitede; hakkımızda, sıkça sorulan sorular, arama kutucuğu veya site haritası olması anlam taşırken, bir hava durumunun veya döviz kurlarının her sitede yer alması gerekmeyebilir. Bazı iş modelleri için de döviz kurlarının sitede yer almaması eksiklik sayılabilir.  İşte bu nedenlerle web sitesi tasarımı ve kurulumunda en az teknik uzmanlar kadar işin üretim ve pazarlama boyutunu bilen, siteyi ziyaret etmesi muhtemel ziyaretçilerin istek ve beklentilerini öngören uzmanlara ihtiyaç vardır. Web sitesi hazırlatmak isteyen firma sahibinin veya idari kadronun site kurma ve barındırma konusunda teknik bilgiye sahip olup olmaması çok kritik değildir. Ama bu kişilerin firmayı, ürettiği ürün ve hizmetleri ve hangi müşterilere ne sunduğunu bilen yönetici veya çalışanlardan oluşması daha önemlidir. Bu işle ilgili firma içinden ve hizmet alınacak firma temsilcilerinden oluşan web sitesi geliştirme ve yönetme ekibi kurulması en uygun olanıdır. </p>
<p>Web Sitesi  Kurma Amacı</p>
<p>Web sitesinin amacı sadece tanıtım amaçlı olabileceği gibi, en ileri seviyede e-uygulamaların kullanıldığı alım satım veya diğer etkileşimli işlemlerin gerçekleştirileceği bir platform sağlamak olabilir. Bu nedenle önce web sitesinin amacının belirlenmesi gerekir. Sitenin içinde hangi bilgilerin yer alacağı hangi işlevsel ve görsel özelliklere sahip olacağı, site içi gezintide hangi patikaların kullanılacağı, site içi aramayı kolaylaştırıcı unsurların neler olacağı ve sahip olması gereken kullanıcı dostu özellikler, etkileşimli uygulamalar sitenin planlama aşamasında netleştirilmelidir.</p>
<p>Amaç;<br />
• Web üstünde tanıtım amaçlı broşür benzeri web sayfaları sunmak mı?<br />
• Internet üstünden e-ticaret yapmak mı?<br />
o Ürün ve hizmet pazarlaması, sipariş kabul<br />
o Satış, ödeme kabul etme, kredi kartı işlemleri <br />
o Sipariş takip, çevrim içi (online) müşteri desteği<br />
• Parola ve şifre ile Web sitesine erişerek işlem yapmak mı?<br />
o Müşteriler, tedarikçiler ve  iş ortaklarının birlikte iş yapacakları bir platform mu?<br />
o İnternet üstünden ne derece yoğun bir iş trafiği bekleniyor?<br />
o Ürün, işlem hizmet sayısının ve çeşitliliğinin  ne kadar olacağı öngörülüyor.<br />
o Site içinde arama özelliği ve benzeri ktirik süreçler nedir?  <br />
o Site içi arma süreci hangi arama kriterlerine göre yapılandırılacak? Ziyaretçiler için anlamlı olan arama kriterleri nedir?</p>
<p>Amaca ilişkin tüm bu kararlar, sadece teknik ekibe bırakılmadan firmanın yönetiminde olan kişilerce sorgulanmalıdır.  Teknik ekibin ise bu soruların alternatif çözümlerini gündeme getirecek kapasitede olması gerekir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.suleozmen.com/index.php/kobi%e2%80%99lerin-web-sitesi-kurmasi-ve-yonetmesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Elektronik Pazarlama</title>
		<link>http://www.suleozmen.com/index.php/elektronik-pazarlama/</link>
		<comments>http://www.suleozmen.com/index.php/elektronik-pazarlama/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Oct 2009 20:08:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.suleozmen.com/?p=1248</guid>
		<description><![CDATA[<strong> </strong>
<strong>Kobilife Dergisi 2009 Nisan Sayısı</strong>
<strong></strong>
Pazarlama ve üretim fonksiyonu bir işletmenin iki önemli  fonksiyonudur. İnsan kaynakları, finansal kaynaklar, fiziksel makine ve teçhizat ise bu fonksiyonları  gerçekleştirmek  için gerekli olan “iş” ve “görevlerin” planlanması, yürütülmesi ve kontrol edilmesi  için &#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong> </strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Kobilife Dergisi 2009 Nisan Sayısı</strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong></strong><br />
Pazarlama ve üretim fonksiyonu bir işletmenin iki önemli  fonksiyonudur. İnsan kaynakları, finansal kaynaklar, fiziksel makine ve teçhizat ise bu fonksiyonları  gerçekleştirmek  için gerekli olan “iş” ve “görevlerin” planlanması, yürütülmesi ve kontrol edilmesi  için  ihtiyaç duyulan kaynaklardır. Bu kaynakların  işlere ve görevlere dağıtılırken etkin  ve verimli dağıtılması, kritik iş süreçlerine öncelik verilmesi  esastır.   Yeni ekonominin kuralları gereği bu kaynaklar arasına “bilgi” ve  “çevre ile ilişkiler” de eklenmiştir.  İnternet ve bilişim teknolojilerindeki gelişim,  bu kaynakların işletmenin temel iki fonksiyonu  olan  pazarlama ve üretimde kullanılmasını adeta zorunlu hale getirmiştir. Elektronik pazarlamanın temeli bu gerçeğe dayanmaktadır.  <br />
Ağ ekonomisinde faaliyet gösteren işletmeler pazarlama fonksiyonlarını yerine getirirken bu yeni kaynakları değerlendirmek durumundadır. Elektronik pazarlama,  bilişim teknolojilerini, internet mecrasını, mobil iletişim araçlarını, sosyal mecra olarak isimlendirilen Web 2.0 uygulamalarını yani paylaşım sitelerini ve blogları özelikle etkileşimli iletişim kurmak  için kullanarak pazarlama faaliyetlerini yürütmek olarak tanımlanabilir. <br />
E-pazarlamanın kapsamına geleneksel pazarlama faaliyetlerini yürütürken “e-uygulamalar” kullanmanın yanı sıra, kurumsal bloglar açma, ilgili blogları izleme, e-posta ve sms ile pazarlama faaliyetlerini destekleme, etkileşimli iletişim kurma  vb. çağdaş e-pazarlama iş yapma biçimleri de dahildir. E-pazarlama, internet üstünde bir pazar araştırması yapma işleviyle başlayabilir. İhracat pazarları hakkında bilgi toplamak, güvenilir elektronik pazaryerlerine üye olarak alıcılarla veya satıcılarla ticari ilişkiler başlatmak ve gerekli iletişimi ağlar üstünden e-postayla veya web üstünden yazılı, sesli ve görsel araçlarla gerçekleştirmek hem bilgi kaynağını hem de çevreyle ilişkileri etkin ve verimli yönetmenin bir yöntemidir.<br />
E-pazarlama, web sitesi üstünden ürün, hizmet sunumu ve tanıtımı ile farklı fiyat ve ödeme politikalarının geliştirilmesinden, dağıtım faaliyetleri ve satış sonrası hizmetlere kadar pazarlama fonksiyonlarının elektronik ortamda ve sanal mecralarda e-uygulamalar ile gerçekleştirmeyi kapsar. Elektronik pazarlamada, web sitesi üstünden etkileşimli, kişiye, firmaya özel ürün ve hizmet  tasarımı mümkündür. Bir alternatif dağıtım kanalı olarak kullanılması durumunda arama motoru optimizasyonu yapılarak uygun anahtar kelimelerle arandığında siteye erişimin sağlanması bir elektronik pazarlama yöntemidir. Bir sitede gezinirken gördüğü bir reklam banner’ına  tıklayarak veya başka siteden yönlendirmeyle sitesine erişen ziyaretçiye, ürün ve hizmetlerinin tanıtımını yapmak da elektronik pazarlama kapsamına girer. Firmanın ürün ve hizmetleri, markaları veya kampanyaları için hazırladığı mikro siteler, iletmek istediği her türlü pazarlama mesajı için e-posta ve e-bülten göndermek, blog ve sosyal ağlarda uygulamalar gerçekleştirmek bu mecranın pazarlama amaçlı kullanımına ilişkin diğer örneklerdir. <br />
Müşteriyle sanal ortamda sağlanan temas web sitesi  ziyaretinden önce başlar. İlk temas, arama motorunda, başka siteler üstündeki bağlantılarla, bir e-posta iletisinde veya arkadaşının yönlendirmesiyle sağlanabilir. Yönlendirilen bir e-bülten, bir blog’da övülen veya yerilen bir haberin paylaşılması sitenin firmayla ilk teması olabilir. E-mecrada  kurulacak ilişkiyi, etkileşimin prensiplerine göre tasarlamak gerekir. Bu ilişki ister web sitesi üstünden, ister e-posta veya e-bülten, ister bloglar veya sosyal ağlar üstünden, ister cep telefonu veya mobil cihazlar aracılığıyla kurulsun müşterinin korumak istediği gizliliğin sınırları aşılmamalı. Site üstünden ona özel bir ürün veya hizmet sunulduğunda veya izi sürülerek hakkında  bilgi toplandığında, bunun iznini almak gerekir. Etkileşimin anlamı ilişkinin tek yönlü değil çift yönlü olmasıdır.</p>
<p>Birebir pazarlama, e-posta pazarlaması, izinli pazarlama, ağızdan ağıza pazarlama yöntemleri  etkileşimli pazarlama yöntemleridir. Etkileşimli pazarlama; müşteri ilişkilerini geliştirmek ve yeni müşteriler edinmek amacıyla bilişim ve iletişim teknolojileri kullanarak, çevrimiçi ve çevrimdışı pazarlama mecralarını verimli bir şekilde koordine eden bir doğrudan ve izinli pazarlama biçimidir. (Project House. Etkileşimli Pazarlama Terimleri Sözlüğü. 2008)</p>
<p>E-pazarlama faaliyetlerinde müşteriye çok temkinli yaklaşmak ve asla rahatsız edici davranmamak gerekir. Müşteriyle ilgili bilgi elde ederken de aynı hassasiyetle yaklaşmak ve pazarlama amaçlı ihtiyaç duyulan bilgileri önem derecesine göre kademeli olarak elde etmeye çalışmak gerekir. Müşteri hakkında daha fazla veri toplamak adına onları rahatsız etmek, çağrı merkezi aracılığıyla cep telefonundan arayıp zamansız ürün tanıtımı yapmak, spam e-postalar ve cep telefonlarına kısa mesajlar göndermek çok itici olabilir ve müşterinin haklı tepkisine yol açabilir.</p>
<p>Sonuçta, internet üstünden yapılan tüm pazarlama ve tanıtım faaliyetlerinin ve mobil iletişim cihazlarının çift yönlü ve etkileşimli iletişim kurma fırsatı sağladığını göz ardı etmemek, elektronik pazarlama stratejileri geliştirilirken etkileşimli pazarlama prensipleri ve izinli pazarlama yöntemi kullanmak, yeni ekonominin yeni kurallarına uygun hareket etmek isteyen tüm işletmelerin  değerlendirmesi gereken önemli bir konudur.</p>
<p>Kaynak: Şule Özmen, Temmuz 2009’da yayınlanan Ağ Ekonomisinde Yeni Ticaret Yolu: E-ticaret, kitabının 8. (Elektronik Pazarlama) Bölümü’nden alınmıştır.  İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları. Genişletilmiş Üçüncü Baskı .</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.suleozmen.com/index.php/elektronik-pazarlama/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kobilife Dergisi Haber Editörü Ali Kahraman tarafından yapılan röportaj</title>
		<link>http://www.suleozmen.com/index.php/kobilife-dergisi-haber-editoru-ali-kahraman-tarafindan-yapilan-roportaj/</link>
		<comments>http://www.suleozmen.com/index.php/kobilife-dergisi-haber-editoru-ali-kahraman-tarafindan-yapilan-roportaj/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Oct 2009 20:00:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.suleozmen.com/?p=1243</guid>
		<description><![CDATA[<strong>Kobilife Dergisi 2009 Mart Sayısı</strong>
<strong>Yeni Ticaret Yolu ‘E-ticaret’</strong>
<strong>Teknolojinin günden güne gelişmesi artık her işi bilgisayar başından halledebilmemizi sağlıyor. Bu noktada şirketler için de e-ticaretin önemi artıyor.</strong>
<strong>Röportaj: Ali KAHRAMAN</strong>
Günümüz koşullarında rakiplerinizin bir adım önüne geçmek için sürekli&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><strong>Kobilife Dergisi 2009 Mart Sayısı</strong></p>
<p><strong>Yeni Ticaret Yolu ‘E-ticaret’</strong></p>
<p><strong>Teknolojinin günden güne gelişmesi artık her işi bilgisayar başından halledebilmemizi sağlıyor. Bu noktada şirketler için de e-ticaretin önemi artıyor.</strong></p>
<p><strong>Röportaj: Ali KAHRAMAN</strong></p>
<p>Günümüz koşullarında rakiplerinizin bir adım önüne geçmek için sürekli yenilikleri takip ediyor olmanız gerekiyor. Her alanda olduğu gibi ticarette de bu durum aslında böyledir. Bu noktada e-ticaretin önemini ise internetin ve bilgisayarın hayatımızın her alanında yer teşkil ediyor olması kanıtlıyor olsa gerek. Zira gelişen teknolojinin ticaret hacmini arttıracak etkili bir araç olarak kullanması ve bu uygulamaya farklı boyutlar kazandırmak bir nevi inovasyon sayılır. E-ticaret denildiğinde aklımıza gelen ilk şey alım satım oluyor. Fakat Prof. Dr. Şule Özmen’in yaptığı tanım elbette bununla sınırlı kalmıyor. Peki e-uygulama bakımından KOBİ’ler yeterince başarılı mı? Bu sorunun cevabını alacağımız kişi ise bu alanda önemli uzmanlar arasında sayılan, Mayıs ayında çıkacak olan Ağ Ekonomisinde Yeni Ticaret Yolu E-ticaret kitabının yazarı Prof. Dr. Şule Özmen. KOBİ’lerin bilişim teknolojilerini ve e-ticaret uygulamalarını benimsemesi ve kullanması konusunda konferans ve seminerler veren Özmen, e-ticaret ve KOBİ eksenli sorularımızı yanıtladı.</p>
<p><strong>E-ticaret hakkında bizi bilgilendirir misiniz?</strong></p>
<p>E-ticaret terimi, içinde barındırdığı ticaret kavramından dolayı sadece bir alım satım süreci gibi algılanıyor. Ticaret işlemlerinin internet aracılığıyla gerçekleştirilmesi, işletmelerin mal ve hizmetleri web sitelerinden müşteriye sunması, siparişleri kabul etmesi, satışı gerçekleştirmesi, ödeme işleminin yine online tamamlanması, sipariş sürecinin takip edilebilmesi, satış sonrası hizmetlerin web üstünden müşteri memnuniyetini artıracak şekilde yönetilmesi olarak düşünülüyor.  Tüm bunlar e-ticarette olması gereken iş süreçleri, ancak e-ticaret veya daha geniş ifadeyle e-işler ve e-uygulamalar sadece bunlarla sınırlı değil.  E-işletmeler sadece alım satım süreçlerini değil tüm iş süreçlerini e-iş süreçlerine dönüştüren işletmelerdir. Alım satım işleminin internet üzerinden gerçekleştirilmesine ek olarak işletmenin diğer iş süreçlerini ağ teknolojilerinin sunduğu e-uygulamaları kullanarak yeniden tasarlaması ve muhasebeden, insan kaynaklarına, üretimden pazarlamaya, sipariş kabulden sevkiyata kadar otomasyona geçmesi ve bilgi ve ağ teknolojilerini  kullanması anlaşılmalıdır. E-iş ve e-ticaret terimleri sonuçta hala birbirleriyle eş anlamlı olarak kullanılmaya devam etmektedir. Sonuçta e-ticaret hakkında bilgi sahibi olmak isteyen herkes şunu dikkate almalıdır. E-ticaret ne yazık ki sadece web sitesi kurmak ve site üstünden alım satım işlemi ile sınırlı değildir. Bunlar buzdağının görünen kısmının sadece küçük bir bölümünü kapsar.  E-ticaret ve e-iş süreçlerine ek olarak benim kullandığım bir diğer terim de e-uygulamalardır ve bunların da geniş çerçeveden bakıldığında e-ticaret kapsamında düşünülmesi gerekir.</p>
<p>E-uygulamalar yine e-iş terimi gibi, iş süreçleriyle ilgili web tabanlı, ağ tabanlı uygulamaları, kablolu, kablosuz (WAP: Wireless Application Protocol) tüm ağ uygulamalarını, GPRS uygulamalarının yanı sıra, bilgisayar, mobil cihazlar, tüm çoklu ortam cihazlarında, örneğin 3. Nesil (3G) telefonlarda gerçekleştirilecek birçok yaratıcı uygulamaları kapsamak için kullandığım bir terimdir. Örneğin bir sipariş verme, satın alma ve takip sürecinin veya bir envanter kontrol sisteminin bilgisayar veya mobil iletişim araçlarla ve onlara ait  yazılımlar, gerekiyorsa ek donanımlar kullanarak ve özellikle ağ teknolojileri kullanarak gerçekleştirilen uygulamalardır. Bir diğer e-uygulama örneği ürünlerin fabrikadan veya bir depodan konteynırlara yüklenmesiyle ilgili olabilir. Lojistik sistemlerinin çok geliştiği günümüzde bir konteynırın yüklenmesi doğrudan üretim hattının devamında üretimi tamamlayıcı bir aşama şeklinde olabilmektedir. Depo yönetiminin otomasyonu sadece yazılımlarla değil, bilgisayar teknolojisiyle yönetilen robotlar tarafından yapılmaktadır. Çok büyük depo alanlarında, insanların girmeden robotların hammadde ve yarı mamul maddeleri üretim bantlarına taşıdığı sistemleri kullanan  firmalar bulunmaktadır.</p>
<p><em><strong>“E-Ticaret veya daha geniş çerçevede e-iş, tedarik zincirinden müşteri ilişkilerine kadar olan süreçlerin internet ve bilgisayar teknolojilerinin desteğiyle yeniden yapılandırılması ve ilgili tüm taraflara değer katmasıdır”</strong></em></p>
<p><strong>E-ticaret’in şuan yaygınlık durumu hakkında neler söylenebilir?</strong></p>
<p>Verdiğim tanıma dayanarak yaygınlık hakkında bilgi sahibi olabilmek için çok çeşitli verilere ihtiyaç var. Nedir bu veriler diyorsanız, çok önemli olanları aktarmaya çalışayım. Çok hızlı değiştiği için benim vereceğim istatistiklerin Mart 2009 tarihine yani röportaj tarihine en yakın olan istatistik sonuçları olacak, ancak okuyucular, özellikle konuyla ilgili araştırma yapanlar bu verilerin kaynaklarından her zaman güncel verilere erişebilirler. Öncelikle Türkiye’deki internet kullanıcı sayısı e-ticaretin yaygınlığı hakkında kısıtlı da olsa  bir fikir verebilir. Çünkü her internet kullanıcısı alım satım işlemi yapmıyor. Ancak e-işlem yapabilmesi için en azından internet kullanıcısı olması gerektiğini göz ardı etmemek lazım. Ülkemizde yaklaşık 26,5 milyon internet kullanıcı olduğu tahmin edilmekte Toplam 188.174 .tr uzantılı web sitesi alan adı bulunmakta ve bunun 125.898’i .com uzantılı. (nic.tr, istatistikler bağlantısı). Ancak uzantısı sadece .com olan çok sayıda Türk internet girişimi olduğunu da unutmamak gerekir. Girişimlerde bilgisayar kullanım ve İnternet erişimine sahiplik oranları 2007 yılı Ocak ayında yüzde 88.7 ve yüzde 85.4 iken, bu oranlar 2008 yılı Ocak ayında sırasıyla yüzde 90.6 ve yüzde 89.2 ye yükselmiştir. 2008 yılı Nisan ayı içerisinde gerçekleştirilen Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması sonuçlarına göre hanelerin yüzde 24,5’i İnternete erişim imkanına sahiptir. ADSL yüzde 82,1 ile Türkiye’de kullanılan en yaygın İnternet bağlantı türüdür. Hanehalkı bireylerinin bilgisayar ve İnternet kullanım oranları sırasıyla yüzde 38,1 ve yüzde 35,8’dir. Yaygınlık hakkında fikir verecek bir diğer veri ise Bankalar Arası Kart Merkezinin yayınladığı istatistiklerdir. E-ticaret işlemleri kapsamında verilen bilgiler arasında 2008 yılı içinde sanal POS ile yerli ve yabancı kartların yurtiçinde gerçekleştirdiği işlem sayısı 64.560.748 ve işlem tutarı ise 9.088,68 milyon TL’dir.</p>
<p>Yukarda istatistikleri verilen değişkenler dışında da e-ticaretin yaygınlaştığını gösteren çok çeşitli parametreler söz konusudur. Örneğin, işletmeler arasında gerçekleşen online işlemler firmaların kendi tedarikçi, bayi ve distribütörleriyle olan işlem hacimleri alım satım miktarları artmıştır. Online mecrada reklam bütçeleri büyümektedir. Firmalar çağdaş pazarlama yöntemleri ve bu mecranın doğasına uygun  etkileşimli iletişim tekniklerine daha fazla itibar etmeye başlamışlardır.</p>
<p>Tüm bunlar ne anlama gelir diyorsanız, bu verilerin yıllara göre değişim oranlarına  baktığımızda çok yüksek oranlarda artış hızı olduğunu görüyoruz. Örneğin internet kullanıcı sayısı ülkemizdeki artış hızı yüzde 1.225 ile Avrupa ülkeleri arasında ilk 5 içindedir. İnternet erişim hızı yukarda hem girişimler hem de hane halkı için verilmiştir. Sadece bilgisayar kullanımındaki artış bile yukarda verdiğimiz e-ticaret tanımından yola çıkarsak en azından bilgisayar kullanımı ve otomasyon sistemlerinin girişimler tarafından benimsenmesi ve kullanılması için önemli bir adımdır.   Girişimlerin internet kullanması, web siteleri olmasa veya siteleri üstünden bir alım satım işlemi gerçekleştirmeseler bile en azından pazarları araştırmak müşteri ve tedarikçileri ile e-posta ile iletişime başlamak adına gerçekleştirilen anlamlı e-uygulamalardır.</p>
<p>Daha fazla istatistiki verilerle okuyucuyu boğmamak adına yaygınlık adına söyleyebileceğim şeyler bizzat e-ticaret sitelerinin yöneticilerinden konferanslar ve görüşmelerimden elde ettiğim bilgilerdir. Her ne kadar 2008 yılında önemli bazı e-ticaret siteleri faaliyetlerine son vermek durumunda kalsalar da, pazarda söz sahibi olan lider siteler alışveriş işlemlerinin artışından ve zaman zaman da e-mağazalarının cirolarının geleneksel mağazalarının cirolarını geçmeye başladığından söz etmekteler. Yaygınlaşma konusunda son bir söz daha eklemek gerekirse, yeni jenerasyonu dikkate aldığınızda zaten yaygınlaşmaması diye bir durumun olmayacağı çok açık ortadadır. Her geçen gün bilgisayarlaşma, internet kullanımı, ağ ve mobil teknolojilerin benimsenmesi ve kullanılması hem ticaret hayatında hem işletmelerin diğer tüm iş süreçlerinde hem tedarikçi tarafında hem müşteri tarafında artan bir ivmeyle yaygınlaşacaktır. KOBİ’leirn bundan hiç şüphesi olmasın. Bugünden geleceğin işletmesi olmak için kolları sıvamak en doğrusu.</p>
<p><strong>E-ticareti gelecekte çok önemli bir noktada olacağını belirtiyorsunuz. Bu noktada KOBİ’lerin e-ticaret alanında faal olmadığı göze çarpıyor. Bu kapsamda KOBİ’lere önerileriniz neler?</strong></p>
<p>Sadece KOBİ’ler değil e-uygulamalarını yeterli bulmadığım büyük firmalar da var ne yazık ki. KOBİ’ler aslında eskisinden daha faaller, sanal dünyada yer almanın e-ticaret işlemleri gerçekleştirmenin, bilişim ve ağ teknolojilerinden faydalanmanın önemi hakkında farkındalıkları oldukça arttı. Fakat bazı zayıf yönleri e-uygulamalardan yeterince faydalanmalarına engel oluyor. Zayıf yönlerini kuvvetlendirmeleri ve piyasadaki fırsatları e-ticaret adımları ile değerlendirmeleri konusunda adım adım e-ticaret ve e-işletme olma süreçlerini aşmaları bunun için bir yol planı hazırlamaları yerinde olur. Bu konuyla ilgili oldukça kapsamlı bir bölüm eklediğim Ağ Ekonomisinde Yeni Ticaret Yolu E-ticaret kitabımın Mayıs ayında çıkacak olan yeni baskısından çok kısa bir özete burada yer vermek isterim. KOBİ’lere önerilerim özetle şunlar; e-ticaret yapmak, e-işletmeye dönüşmek bir e-dönüşüm sürecidir ve bir yol planına ihtiyaç vardır. Bu süreci başlatırken bilinmesi gereken en önemli konu ise e-dönüşümün hem idari hem de teknik bileşenleri vardır. Öncelikle teknik bileşenleri kısaca belirttikten sonra asıl olan idari bileşenleri KOBİ, sahiplerine ve yöneticilerine aktarmak isterim. Teknik adımlar olarak nitelendirdiğim aşamalar; İnternet’te web sitesi kurmak, bunun için alan adı alıp, içerik, görsellik açısından şirketin misyonuna ve faaliyet alanına uygun ve ziyaretçi açısından gezinti kolaylığına sahip bir web sitesi tasarlatmak ve web sitesiyle ilgili tüm dosya ve uygulamaları server adı verilen bilgisayarlarda barındırmak, ödeme işlemi gerçekleşecekse bir banka ile sanal POS anlaşması yapmak, hem web sitesinin barındırıldığı ortamın hem site üstünden gerçekleştirilecek işlemlerin güvenliğini sağlamak gibi adımların yanı sıra arama motorlarından uygun anahtar kelimelerle erişilebilir olmak, siteye trafiği artırmak adına  arama motoru  optimizasyonu yapmak  başlıca teknik adımlar arasındadır. İşin asıl olan idari adımları ise şöyle başlar. İşletmelerin, öncelikle bir yol haritası çizip, fırsatları, tehditleri, kuvvetli ve zayıf yönlerini değerlendirerek elektronik işletme olmaya karar vermeleri ve bu e-dönüşüm projelerine üst düzeyden en alt düzeye kadar destek vermeleri hatta kendilerini adamaları gerekir. Takip ettiğim birçok e-dönüşüm projesinde en büyük engel yine iş sahibinin kendisinden kaynaklanmaktadır. Üst yönetimin destek vermesinin en akılcı nedenini şu sorunun cevabı vermektedir  E-dönüşümün mevcut iş süreçlerine, işletmeye katacağı değer somut olarak nedir? Maliyetleri düşecek yeni  iş fırsatları yaratma ve müşteri kazanma potansiyeli artacak, mevcut müşteri ve tedarikçi ilişkilerinde bir yandan verimlilik artarken memnuniyet artacağı için müşteri ve tedarikçi sürekliliği sağlanacak. Etkileşimli pazarlama teknikleri sayesinde  dijital müşterinin    istek ve ihtiyaçları onların beklentileri doğrultusunda gerçekleşecektir. Bu dönüşümü gerçekleştiren rakiplerin gerisinde kalmadan zamanında rekabet avantajı elde etme fırsatı değerlendirilecektir. <br />
 <br />
İdari adımlarla ilgili önerilerimin her biri hakkında çok detaylı bilgiler sunmak isterim ancak kısaca özetlemem gerekirse işletmelerin iş süreçlerini, tedarikten, üretim süreçlerine, pazarlamadan, finansman süreçlerine kadar olan tüm iş süreçlerini, bunun için gereken yönetim becerilerini yeniden tasarlaması gerekir. Örneğin bir sipariş kabul süreci; bilgi akışı, kullanılan dokümanlar ve sorumlu kişileriyle geleneksel yöntemlerle yapılan şeklinden çok farklıdır.  Çünkü e-işletmede temel bileşen bilgi iletişimidir. Bir işletme Yönetim Bilgi Sistemlerini anlamlı ölçüde etkileyecek bir iletişim teknolojisi benimsediği ve ağ tabanlı bir sisteme dönüştüğü zaman ister istemez tüm iş süreçleri etkilenir ve bunları yeniden yapılandırma ihtiyacı doğar.   <br />
  <br />
 Ürün ve hizmetlerin yeniden tanımlanması gerekir. E-dünyada ürünler sadece birer fiziksel emtia değil, alıcıya değer katan onların ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik bir tekliftir. Bunları doğru zamanda, doğru yerde, uygun fiyata, istenilen kalitede sunmak gerekir. Örneğin müşteri  sadece fiziksel ortamdan değil sanal ortamdan satıcıya ulaşmak isteyebilir. İnternet üstünden ürün ve hizmetler hakkında çok detaylı bilgiye erişmek isteyebilir. Alışverişini internet üstünden gerçekleştirmek ister, ürün ve hizmetlerde çeşitlilik ve  kendine özelleştirilmiş ürün ve hizmet bekler. Ödeme seçenekleri ve güvenli alışveriş ister.  Hızlı hizmet bekler, satış sonrası hizmetlerin iyi yönetilmesini bekler. Kendi siparişini verdiği ürünün söz verilen sürede gönderilmesini bekler. Sonuçta gerçek ortamda hizmet sunumu ile sanal ortamdaki hizmet ve ürün sunumu arasında fark vardır. <br />
 <br />
Pazarın yeniden tanımlanması ise yine e-dönüşüm sürecinde teknik işlerle ilgili olan tarafların değil idarecilerin yapması gereken bir iştir. Sanal piyasalardaki taraflar geleneksel piyasalardan farklıdır. Tahmin edilemeyen ve geleneksel rekabette var olmayan rakipler ortaya çıkabilir. Artık rakipler sadece bir  tıklama  mesafededir. Dolayısıyla rakiplerin kim olduğunun belirlenmesi gerekir. Sanal dünyanın alıcı profili, tedarikçileri ve iş yapma biçimleri geleneksel ticaret hayatından farklıdır.  Dijital ekonomide alıcıların beklentileri değişmiştir ve bilgi donanımları fazladır. Dolayısıyla eskisi gibi alıcıların sadece demografik özelliklerine bakarak pazar bölümlemesi (segmentasyon) yapmak yerine, tüketicileri çok daha farklı özellikleriyle örneğin yaşam biçimleriyle, içinde bulundukları yaşam evreleriyle tanımlamak gerekir. </p>
<p>KOBİ’ler bir diğer önerim ise ilişkileri, müşteri ilişkilerini, tedarikçi ilişkilerini, yeniden düzenlemeleridir. Çünkü bu ilişkiler teknolojinin getirdiği olanaklarla farklı bir boyuta, etkileşimli bir iletişim ortamına taşınmıştır. Çağrı merkezleri ve İnternet üstünden müşteriyle kurulan ilişki artık interaktif iletişime, karşılıklı konuşma veya mesajlara dayanmaktadır.  Dolayısıyla bu ilişkinin nasıl gerçekleşeceğinin tarif edilmesi gerekir. Hangi kanalların kullanılacağının veya ön plana çıkacağının nasıl ilişki kurulacağının belirlenmesi gerekir. Örneğin müşteri temsilcilerinin müşteriyle yüz yüze mi, çağrı merkezlerinden mi, İnternet’ten veya SMS mesajlarıyla mı ilişki kuracağını belirlemek ve müşteriye nasıl yaklaşacağı konusunda eğitim vermek gerekir. Sadece müşteriyle veya tedarikçiyle olan ilişkinin değil, çalışanların birbiriyle olan ilişkisinin yeniden tanımlanması gerekir.  Şirket içinde kurulan İntranet ağlar ile çalışanlar arasındaki ast ile üst arasındaki iletişim etkin ve verimli bir hale getirilirken belki de personele verilen eğitimin tanımı değişecek ve uzaktan, Web üzerinden eğitim sistemleri kullanılacaktır.</p>
<p><strong><em>“KOBİ, yönetici ve sahiplerine önerilerimin en önemlisi ise e-vizyoner olmalarıdır. Eğer e-vizyon sahibi olurlarsa yeniliklere, çağdaş yöntemlere açık olurlar. Tüm e-işleri ve e-uygulamaları yakından takip ederek bir yandan bilgi ve fikir sahibi olmaya çalışırken bir yandan da bunları kendi işlerini daha verimli, etkin ve karlı kılabilmek için nasıl kullanacakları konusunda kafa yormaları gerektiğini unutmamalarını öneririm.”<br />
</em></strong><br />
<strong>E-ticaret’in geleceği hakkında ve gelecekte pazarlama alanında sizce nasıl bir konumda yer alacak?</strong></p>
<p>Bilişim ve ağ teknolojileri, mobil iletişim araçları müşteri hakkında bilgi edinmeyi kolaylaştırırken  etkileşimli elektronik pazarlama stratejilerinin geliştirilmesine fırsat yarattı. Bunun yanı sıra, geleneksel hayatta uygulanamayacak ya da uygulanması maliyet etkin olmayan stratejilerin uygulanmasını mümkün hale getirdi. En önemli konumu web sitelerinin yeni bir satış kanalı olması. Ama daha da önemlisi sanal mecraların, sosyal ağ sitelerinin ve blogların oluşturduğu sanal mecraların yepyeni bir pazarlama platformu olmasıdır.   E-posta pazarlaması, ağızdan ağza pazarlama, arkadaşların, paydaşların ürünleri markaları birbirlerine tavsiye etmesi veya hakkında olumsuz görüşleri varsa bunu anında yüzlerce binlerce kişiyle paylaşmaları e-pazarlamanın nasıl konumlandırılması gerektiği hakkında önemli ipuçlarıdır.</p>
<p>Temel konumu hakkında aşağıdaki esasları belirtmekte yarar var.</p>
<p> Haftanın yedi günü, günün yirmi dört saati ve yılın her günü erişilebilir olmak, ürün ve hizmetler hakkında bilgi sağlamak ve satış yapmak mümkün.<br />
 İç ve dış pazarları tanımak, onlara hitap etmek, hedef pazarlara ulaşmak ve Pazar bölümlerine uygun etkileşimli pazarlama stratejileri geliştirmek mümkün.<br />
 Fiziksel ortamla karşılaştırıldığında, elektronik ortamlarda daha fazla ürün ve hizmeti daha görsel ve detaylı  sunmak mümkün.<br />
 Kişiselleştirilmiş ve müşteriye özel ürün ve hizmetler sunmak mümkün. Birebir iletişim sağlamak mümkün.<br />
 E-işletmelerin, iş süreçlerini iyileştirerek sağladıkları tasarrufları müşteriye daha düşük fiyatla daha iyi hizmet vererek yansıtmaları mümkün.<br />
 E-işletmelerin birbirleriyle benzer iş ve ilgi alanları olan müşterilerini, iş ortaklarını, tedarikçilerini bir araya getirerek sinerji yaratmaları mümkün.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.suleozmen.com/index.php/kobilife-dergisi-haber-editoru-ali-kahraman-tarafindan-yapilan-roportaj/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Merhaba Bilgi, Hoşça kal Marmara…</title>
		<link>http://www.suleozmen.com/index.php/merhaba_bilgi_hoscakal_marmara/</link>
		<comments>http://www.suleozmen.com/index.php/merhaba_bilgi_hoscakal_marmara/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 11 Jul 2009 10:38:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Seçme Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.suleozmen.com/?p=1198</guid>
		<description><![CDATA[Temmuz 2009&#8242;da, <strong>İstanbul Bilgi Üniversitesi&#8217;</strong>ndeki görevime  büyük bir heyecanla başlarken, 24 yıl gurur duyarak görev yaptığım Marmara Üniversitesine hoşça kal diyorum.
<strong>Marmara Üniversitesi’</strong>nde 1985 yılından itibaren birlikte çalıştığım tüm hocalarıma,  meslektaşlarıma, genç asistan arkadaşlarıma, benim işlerimi yapmamı kolaylaştırmak için çaba&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Temmuz 2009&#8242;da, <strong>İstanbul Bilgi Üniversitesi&#8217;</strong>ndeki görevime  büyük bir heyecanla başlarken, 24 yıl gurur duyarak görev yaptığım Marmara Üniversitesine hoşça kal diyorum.</p>
<p><strong>Marmara Üniversitesi’</strong>nde 1985 yılından itibaren birlikte çalıştığım tüm hocalarıma,  meslektaşlarıma, genç asistan arkadaşlarıma, benim işlerimi yapmamı kolaylaştırmak için çaba sarf eden  idari personele ve Bilişim Merkezinin değerli personeline içtenlikle teşekkür ediyorum. Üniversitemin her kademesinde çalışan, güvenlik görevlisinden temizlik ve kantin görevlilerine kadar ilgilerini eksik etmeyen ve özellikle akşam programlarında ders verdiğim binayı kapatmak  için süresi uzayan derslerimi tamamlamamı  sabırla bekleyen personeli unutmam mümkün değil.  </p>
<p>Marmara Üniversitesinde görev yaptığım 24 yıl boyunca Üniversitemin  farklı fakültelerinde, farklı bölümlerinde lisans, yüksek lisans ve doktora programlarında sayısını binlerle ifade edebileceğim öğrencilerim oldu.  Her dönem, her bir dersimin her bir öğrencisi benim için ayrı birer değerdi ve çok sevdiğim mesleğime çoğunlukla tatlı ve unutulmaz anılar kattılar. Bunların bir kısmıyla ilgili gurur duyulacak haberler almam bana hep ne isabetli bir meslek seçmiş olduğumu hatırlatıyor. Marmara Üniversitesi’nde öğrencim olan birlikte ders yaptığımız, araştırmalar gerçekleştirdiğimiz, tez ve projelerini yönettiğim arkadaşlara bana kattıkları değer için teşekkür ediyorum.</p>
<p><strong>İstanbul Bilgi Üniversitesi’</strong>nde  yarı zamanlı öğretim üyesi olarak  ilk verdiğim ders 2001 Güz döneminde tezli İşletme Yüksek Lisans programında verdiğim <strong>Seminar in Thesis</strong> dersiydi.  2002 Güz döneminden itibaren ise MBA programında vermeye başladığım<strong> Bus 622  E-Commerce</strong> dersinin hemen ardından YÖK tarafından onaylanan ilk uzaktan yüksek lisans İngilizce ve Türkçe eğitim programlarında sırasıyla <strong>EMBA 541 New Economy and E-Business,</strong> ve <strong>EMBAT 541 Yeni Ekonomi ve E-İşletme</strong> derslerini vermeye başladım.  2003 Bahar döneminde ise MBA programında  bir dönem <strong>Bus 531 Statistics</strong> dersini yürüttüm. 2006 Güz döneminden itibaren ise İşletme Bölümü Lisans programında   <strong>Bus 273 Statistical Analysis for Business </strong>ve<strong>  Bus 274 Further Statistics for Business</strong>  derslerini vermeye başladım. Her birini verirken  ayrı bir keyif aldığım bu dersleri verme sürecimde İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin her üç kampüsünde de görev aldım.</p>
<p>Derslerin yanı sıra, <strong>“Ağ Ekonomisinde Yeni Ticaret Yolu: E-ticaret”</strong> isimli kitabım da 2003 yılındaki ilk baskısından itibaren İstanbul Bilgi Üniversitesi yayınlarından çıkmakta.</p>
<p>Mensubu olmaktan onur duyduğum <strong>İstanbul Bilgi Üniversitesi’</strong>nde 2009 Temmuz ayından itibaren tam zamanlı görev almaktan büyük mutluluk duyuyorum. Çok eski yıllara dayanan arkadaşlığım olan değerli meslektaşlarımla, henüz yüz yüze  tanışamamış olsam da Academic Staff  ve Administrative Staff e-posta grupları sayesinde bir kısmıyla sanal tanışıklığım olan değerli hocalarımızla, idari personelle  ve İstanbul Bilgi Üniversitesinin tüm çalışanlarıyla şimdi daha yakından çalışma fırsatım olacak.</p>
<p>Yeni görevimle ilgili gerek İstanbul Bilgi Üniversitesi, gerek Marmara Üniversitesi üyesi olan ve beni yüreklendiren tüm hocalarıma, meslektaşlarıma, sevgi ve ilgilerinden güç aldığım, sağladıkları bilgilerle beni besleyen değerli öğrencilerime,  gerçek dünyada tanışabildiğim veya  tanışmamış olsam da sanal dünyada beni izleyen ve benim izlediğim tüm dostlara ve blog yazarlarına içtenlikle teşekkür ediyorum. </p>
<p><strong>Merhaba Bilgi, Hoşça kal Marmara …</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.suleozmen.com/index.php/merhaba_bilgi_hoscakal_marmara/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ağ Ekonomisinde Yeni Ticaret Yolu: E-Ticaret kitabı Genişletilmiş 3. Baskının Önsözü</title>
		<link>http://www.suleozmen.com/index.php/ag-ekonomisinde-yeni-ticaret-yolu-e-ticaret-kitabi-3-genisletilmis-baskinin-onsozu/</link>
		<comments>http://www.suleozmen.com/index.php/ag-ekonomisinde-yeni-ticaret-yolu-e-ticaret-kitabi-3-genisletilmis-baskinin-onsozu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Jun 2009 15:01:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Seçme Yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://test.blogdestek.com/?p=1123</guid>
		<description><![CDATA[İçinde bulunduğumuz bilgi ve iletişim çağında bilişim teknolojilerindeki gelişmelerin hayatımızı nasıl etkilediğine hep birlikte şahit oluyoruz. Cep telefonlarının, e-postaların, İnternet üstünden gerçek zamanlı  yazılı ve görüntülü iletişimin henüz hayatımıza girmediği dönemlerde nasıl haberleştiğimizi bile güçlükle hatırlar olduk.
Etkileşimli uygulamalar içeren&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İçinde bulunduğumuz bilgi ve iletişim çağında bilişim teknolojilerindeki gelişmelerin hayatımızı nasıl etkilediğine hep birlikte şahit oluyoruz. Cep telefonlarının, e-postaların, İnternet üstünden gerçek zamanlı  yazılı ve görüntülü iletişimin henüz hayatımıza girmediği dönemlerde nasıl haberleştiğimizi bile güçlükle hatırlar olduk.</p>
<p>Etkileşimli uygulamalar içeren mobil iletişim araçlarının her gün bir yenisi, günlük hayatımıza giriyor. İnternet üstünden kullanıcı dostu, yaratıcı e-uygulamalar gelişti.  Web 2.0, Web 3.0, hatta Pazarlama 2.0, E-ticaret 2.0 ile gelen yeniliklerin daha ileri sürümlerinin ortaya çıkması artık hiç kimseyi şaşırtmıyor. 3. Nesil telefonları konuştuğumuz şu günlerde   10. nesil telefonlardan söz edilmesi garip gelmiyor.</p>
<p>Gerçek dünyanın sanal dünyaya transfer hızı arttı. Ağlar üstünden gerçekleştirilen işlemler ticari ve sosyal hayatın dinamiklerini değiştirdi. Etkileşimi artıran sosyal ağlar, paylaşım siteleri, blog siteleri bilgi transferini ve günümüzün en önemli iş modellerinin ana teması olan &#8220;<strong>paylaşımı</strong>&#8221; geliştirdi. Kişilerin ve kurumların politik, sosyal ve ticari hayata katılımını artırdı. Yepyeni bir mecra oluştu. Sosyal mecra olarak isimlendirilen bu mecrada e-ticaret uygulamaları geliştirilmekte. Müşterilerle firmaların, firmalarla tedarikçilerin, vatandaş ile devletin ilişki süreçleri sanal mecraya taşındı. Sosyal ağlarla bir anda geniş kitlelere yayılan, ağızdan ağıza dolaşan olumlu veya olumsuz haberler ve yorumlar çok tanınmış firmaların bile imajlarını etkileme gücüne sahip oldu. Tüm bu gelişim süreci bir taraftan iletişimin dinamiklerini değiştirirken, diğer taraftan bu uygulamaları kuralına uygun yapmayanları zora soktu.</p>
<blockquote><p>Sonuçta, sadece geleneksel mecrada yer alan işletmelerin mevcut durumlarını değil, daha önce sanal mecrada kurulmuş olan veya iş yapan mevcut e-işletmelerin de kullanmakta oldukları e-uygulamaları gözden geçirmeleri  bir zorunluluk halini aldı.</p></blockquote>
<p>Kitabın üçüncü baskısına kadar olan süre içinde e-uygulamaların ve bu uygulamaların kurulduğu donanım, yazılım ve cihazların çoğalması ve bilginin paylaşımı sayesinde ilgili tarafların bilgi birikimi arttı. E-ticaretin doğruları ve yanlışları daha netleşti. Doğru yapanların yarattığı başarı öyküleri hızla yayılırken, doğru yapamayanların başarısızlık nedenleri tartışıldı. Kurumsal ve kişisel web siteleri çığ gibi büyürken, blog siteleri ve sosyal ağları birbirine bağlayan, paylaşımı kolaylaştıran, yaratıcı e-iş modelleri geliştirildi.</p>
<p>Google.com, internette arama fonksiyonunda farklılık yaratarak mevcut  arama motorları arasından sıyrılıp, tüm dünyanın bir numaralı arama motoru haline geldi. Misyonunu, dünyadaki bilginin yönetimi olarak belirleyen Google firması  Ekim 2006&#8242;da, en büyük film ve video paylaşım sitesi olan youtube.com&#8217;u satın aldı. Sosyal ağ sitesi olarak farklı bir e-iş modeliyle geniş kitleler tarafından kabul gören facebook.com, 2007 yılında Microsoft&#8217;tan hissesinin %1,6&#8217;sı karşılığında 240 milyon dolarlık bir sermaye sağladı. Xing.com, bir Türk girişimi olan cember.net&#8217;i 4,36 milyon avroya satın aldı. 2008 yılı  sosyal ağ sitelerinin benimsenmesinde ve kullanılmasında  patlama yaşanan bir yıl oldu. Facebook.com ve youtube.com&#8217;un yanısıra, linkedin.com, xing.com, flickr.com, twitter.com, friendfeed.com, delicious.com, digg.com, reddit.com, yelp.com, ciao.com, secondlife.com, wikipedia.com, myspace.com, last.fm farklı iş modellerinin tipik örnekleri. 2009 yılının ise bu mecraların sunduğu ticari  fırsatların çok daha ileri seviyede değerlendirileceği bir yıl olacağından söz ediliyor.</p>
<p>Sadece yurt dışında değil, ülkemizde de başarılı web girişimleri oldu. Anlamlı miktarlarda ziyaretçi sayılarına ulaşan portallar, haber siteleri, alışveriş siteleri, çok çeşitli restoranlardan paket yemek siparişi verilen web siteleri kuruldu. Bu siteler arasında hepsiburada.com, ideefixe.com, yemeksepeti.com, gittigidiyor.com, sigortam.net gibi siteler yüksek miktarlarda ziyaretçi, üye kullanıcı ve işlem sayılarına ulaştı. Bir diğer Türk web girişimi ise 2009 yılında kullanıcılarına hizmet vermeyi planlayan Yoğurt Teknolojileri&#8217;nin (yogurt.com.tr) kurduğu yogurtistan ülkesi. Sanal dünyalar içinden kendine has özellikleriyle sıyrılmayı planlayan bu girişim  büyük küçük tüm web girişimcilerine tarayıcı üstünden çalışan gerçek bir platform sunuyor.</p>
<p>Şirketler, başlangıçta az da olsa, reklam bütçelerinden online mecrada yapacakları reklam ve tanıtıma pay ayırmaya başladılar. MedyaNet, (medyanet.com.tr), Reklamz (reklamz.com)  gibi kurumlar çok ziyaret edilen portallarda kullanıcı profillerini modelleyerek firmalara bu mecrayı pazarlama işine girdiler.  2007 yılının sonlarına doğru IAB (Interactive Adverstising Bureau) Türkiye platformu kuruldu. Reklam dernekleri ve ajanslarının desteğiyle kurulan bu platformun amacı, internet reklamlarının verimli ve ölçümlenebilir olması için gereken standartları ve kurallarını oluşturmak.</p>
<p>İnternet mecrasının pazarlama iletişiminde önemini kavrayan firmalar etkileşimli pazarlama yöntemlerine daha çok emek sarfetmeye ve bütçe ayırmaya başladı. Türkiye&#8217;nin lider beyaz eşya üreticisi bir firma google&#8217;da sayısı binlerle ifade edilen anahtar sözcükler satın alarak arama motorunda bulunulurluğunu artırmayı hedefledi.</p>
<p>Geleneksel reklam ajanslarının yanısıra ülkemizde Project House (ph.com.tr) gibi Avrupa, Ortadoğu ve Afrika (EMEA) bölgelerinin en hızlı büyüyen 500 şirketi arasına giren ve kendini &#8220;akıllı pazarlama ajansı&#8221; olarak konumlandıran interaktif ajanslar piyasada önemli işler yapmaya başladı. İnteraktif ajanslar geleneksel reklam ve halkla ilişkiler hizmetlerinin ötesinde e-dönüşümlerini gerçekleştirmek isteyen vizyoner firmalara web sitelerini kurma, yönetme, düzenli e-bülten gönderme, e-posta, etkileşimli pazarlama, sosyal ağlarda ticari amaçlı uygulama  hizmetleri sunmaya başladılar. Bireysel bir girişim olarak başlayan blog siteleri, kurumlar tarafından da benimsendi. Anlamlı sayıda ziyaretçi tarafından izlenen bu sitelerin ticari amaçlı kullanımı gündeme geldi.  Sosyal ağların öneminin artmasıyla firmalar buralarda neler olup bittiğini izleme gereğini duydu. Geleneksel ticarette bilinilirliği yüksek markalara sahip firmalar sanal satış mağazalarını da açarak bu mecrada da söz sahibi olmaya başladı. Geleneksel mecralarda yıllardır hizmet veren firmaların e-ticaretin önemini daha da iyi kavradıklarına ve e-ticaret müdür pozisyonlarına atama yaptıklarına şahit olmaktayız. Online mecradan yıllardır hizmet veren THY&#8217;nin, yeni e-ticaret müdürü olarak, 2008&#8242;in son günlerinde, business 2.0 ve e-pazarlama konusunda uzman, ama genç yaşta bir arkadaşımız olan Yüce Zerey&#8217;i atadığını duyduk.</p>
<p>Geçtiğimiz yıllar içinde, spam olmayan mesajın anlamı ve önemi daha iyi anlaşılmaya ve izinli pazarlamaya daha fazla özen gösterilmeye başladı. E-posta ve e-bülten gönderiminde teknolojinin sunduğu olanaklar kullanılarak bunların açılma, okunma veya arkadaşa gönderme istatistikleri daha dikkatli takip edildi. Bu mecrada ölçümleme çok daha etkin yapılabildiği için bu ölçüm sonuçlarından fırsatlar yaratılarak birim tanıtım maliyetleri düşürüldü ve işlemlerin verimliliği artırıldı. Arama motoru optimizasyonu, arama motorlarında erişimi artırmak amaçlı anahtar kelime satın alma ve bunları ölçümleme bilinci arttı. Etkileşimli kampanyalar, kampanyalara yönelik mikro sitelerin kurulumu, yaratıcı banner reklamlara daha fazla rastlar olduk.</p>
<p>Elektronik imza kanunu çıkartıldı ve  piyasada yerlerini alan Elektronik Sertifika Sağlayıcı firmalar tarafından e-imza sertifikaları dağıtılmaya başladı.  Mobil elektronik imza kullanımına olanak sağlayan SIM kartları bireysel kullanıcıların hizmetine sunuldu. Web üstünden ve mobil mecralarda, yaratıcı etkileşimli pazarlama uygulamaları ödüllendirilmeye başladı. Örneğin &#8220;en iyi arama motoruna dayalı kampanya&#8221;, &#8220;interaktif pazarlama iletişimi kampanyası&#8221; gibi dallarda ödüller dağıtılmaya başladı. Hatta verilen bu ödüller artık gelenekselleşmeye bile başladı.   Bu konuların konuşulduğu gerçek ve sanal platformlar çoğaldı. E-devlet uygulamalarında birçok kamu kurumu, özel kurumların gıpta edeceği kullanıcı dostu sitelerde çok işlevsel uygulamalar geliştirdi. İnternet Gelirler Vergi Dairesi ve e-belediye, sadece diğer kurumların değil sade vatandaşların bile rahatlıkla kullanabilecekleri uygulamalarla hepimizin hayatını kolaylaştırmaya başladı.<br />
E-dünyadaki bu değişim ve gelişim, 2.0 ve üstü sürümler ve hergün bir yenisi eklenen e-uygulamalar, konuyla ilgili eserlerin aynı hızda güncellenmesi ihtiyacını doğuruyor.  Bu aşamada, Peter Drucker&#8217;ın, kitabın ilk baskısında yer alan bir sözünü tekrarlamak yerinde olur. &#8220;Rakibin sizi eskitmesindense siz kendinizi eskitmelisiniz,&#8221; diyerek, kendini yenilemenin önemini dile getiriyor. Bu dönem içinde sevgili eşim Dr. Uğur Özmen (ugurozmen.com) mevcut kişisel web sitesini bir blog sitesi haline dönüştürürken bu değişimi ilk anda biraz şaşkınlıkla karşıladığımı itiraf etmek durumundayım. Oysa kendisi, sitesini yeni bir modele dönüştürme konusunda en ufak bir tereddüt göstermedi. Bu girişiminden en fazla yarar sağlayanlardan biri oldum.  Kitabımın yeni baskısında faydalandığım çok sayıda kaynağa erişmemi kolaylaştıran blog dünyasının değerli blogger&#8217;larıyla tanışma fırsatı buldum. Bunun için hem kendisine, hem de bana gönülden destek veren ve bilgilerini aktararak kitabımda yer almasını sağlayan tüm blogger&#8217;lara en içten teşekkürlerimi sunmak isterim.</p>
<p>Aslında kitabın, bilişim teknolojilerinin gelişimi kadar hızlı eskimesini önlemek amacıyla ilk baskıda özellikle bir konu, e-uygulamaların birer araç olduğu konusu vurgulanmıştı. E-ticarette, e-işletmede, öncelikli adım ticaretin gereğini yerine getirmek ve yönetim işlevlerini doğru icra etmektir. Karlı, verimli bir işletme olmanın birinci şartı iş süreçlerini tanımlamak ve hemen ardından bu işlerin hangi kaynaklarla nasıl yönetileceğini planlamaktır. Bunları yaparken bir araç olarak &#8220;e&#8221; lerin ne şekilde kullanılacağı kararı e-uygulamaların işletmeye sağlayacağı faydayla ilgilidir. Ancak, son yıllarda öyle yaratıcı e-uygulamalar ortaya çıkmıştır ki bunların  sağlayacağı faydaları öngörüp uygulamak başlı başına  bir yönetim becerisi olmuştur.</p>
<p>İlk baskıda vurgulandığı gibi, e-uygulamaların verimi ve etkinliği artıran birer araç olduğu tespiti hala  güncelliğini korurken, kitaba, yeni baskıda eklenmesi gereken oldukça fazla konu olduğu  bir gerçekti. Bu gerçekten yola çıkarak kitabın yeni baskısının çıkacağına olan inancımla çalışmalarımı ve araştırmalarımı durmaksızın sürdürmeye gayret ettim. Ancak kitabı güncelleme konusunda gecikmiş olmanın her zaman üzüntüsünü yaşadım. Ders verdiğim, tez ve projelerini yönettiğim öğrencilerimle her ne kadar bu yenilikleri paylaşma ve tartışma fırsatı yakalasam da yüzyüze iletişim kuramadığım tüm  öğrencilere ve okuyuculara bu baskıda eklediklerimi ne yazık ki daha erken yansıtamadım. Bu baskıyla yansıtmaya çalıştıklarımın da bu hızlı dünyada yeterli olamayacağının farkındayım, ama en azından 5-6 yıllık bir arayı kapatma çabasında olduğum için, eksiklerim olsa da bir sonraki baskılarda bu eksikleri daha hızlı kapatma şansım olacak. Kitabın bu yeni baskısının daha da gecikmemesi için çok takdir ettiğim e-devlet uygulamalarına ayrı bir bölüm olarak yer veremesem de konular içinde yeri geldikçe başarılı uygulamalarından söz etmeye çalıştım. Kitabımı yayına hazırlarken, 18 Aralık 2008&#8242;de, e-devlet portalı e-turkiye.gov.tr Türkiye&#8217;nin kısa yolu sloganıyla, hizmetleri konusunda bilgi vermek amacıyla hazırlanmış  kullanıcı dostu yardım videolarıyla yayına başladı.</p>
<p>Bu baskıda yeni eklenen konuların başında &#8220;adım adım e-ticaret&#8221; konusu gelmektedir. Konunun anlatıldığı bölümünün bu baskıda üçüncü bölüm olarak yer alması en uygun olanıydı. İkinci bölümde anlatılan efsaneler ve gerçekler bölümüne ise yeni eklenen üçüncü bölüme geçişi düzgün sağlamak adına bazı eklemeler yapıldı. İkinci bölümde özellikle konunun başında anlatılan &#8220;e-dönüşüm sürecinde, ağda var olmaktan e-iş&#8217;e&#8221; isimli kısımda yeni e-uygulamalarla ilgili örnekler sunulmuştur. Web sitesi sahipliğinin e-işletme olmak için yeterli olmamasının nedenleri yönetim stratejileri açısından ele alınırken teknik yönleri ilgilendiren adımlar bir sonraki yeni bölümde ele alınmıştır. Bunların yanı sıra, web sitesi özelliklerinin anlatıldığı bir başka bölüm daha eklenmiştir. Bu bölümde web sitesinin sadece teknik veya görsel özellikleri değil içinde bulunan tüm menü sekmeleri, bağlantılar ve etkileşimli uygulamalar da amaçları ve işleyiş şekilleriyle ilgili çeşitli örnekler üstünden açıklanmış ve detaylı olarak yorumlanmıştır.</p>
<p>Bu baskıda bir başka önemli değişiklik ise ilgili kaynaklara, özellikle web sitelerine ve  sürekli güncel bilgilerin paylaşıldığı bloglara daha fazla atıfta bulunulmuş olmasıdır. Okuyucuların kendi bilgi birikimlerini artırmaları ve değişimleri izlemeleri konusunda en azından kitabın bir sonraki baskısını beklemelerine olan ihtiyacı azaltmak amaçlanmıştır. Bir sonraki baskıyı belki de online bir baskı olarak tasarlar, Bilgi Üniversitesi Yayınevi&#8217;nin ilk online kitap baskılarından biri olarak lanse ederiz. İşte o zaman hem kendime hem okuyucularıma güncelleme konusunda çok daha aktif olacağım sözünü verebilirim.</p>
<p>Teşekkür etmek istediğim kişilerin en başında  eşim Uğur Özmen gelmektedir. İlk baskıda vermiş olduğu destek, bu süre içinde katlanarak devam etti. E-konularla ilgili okuduğu, yaşadığı, duyduğu, gözlediği, bizzat içinde bulunduğu e-sohbetlerde konuşulan her konuyu benimle sözlü, yazılı, e-posta iletisi olarak paylaştı. Zaman zaman kitabına şunları da  yazmalısın şeklinde talimatlarına bile maruz kaldığımı sizlerle paylaşmak isterim. Çocuklarım Tutku Rüya Özmen ve Osman Zafer Özmen de bu 6 yıl içinde, 6 yaş daha büyüdüler. Bu baskıda, sadece manevi destekle kalmayıp içerik desteği verdiler. Kızım, işletme bölümünü bitirdi. Yeni e-uygulamalar, farklı iş modelleri kullanan siteler konusunda beni sürekli bilgilendirirken, online yaptığı alışverişlerde karşılaştığı her türlü olumlu ve olumsuz deneyimi benimle paylaştı ve yazıya dökerek kitapta yer vermemi ve ders içeriği olarak hazırlayıp öğrencilerime aktarmamı sağladı.  Üniversitede reklamcılık bölümü öğrencisi olan oğlum ise e-dünyadaki yenilikler konusunda sürekli beni sınarken, tanıtım faaliyetlerinin ve reklamların online mecraya taşınması ile ilgili adeta ondan ders aldım diyebilirim.  Onun internet üstünde iş kurma hayallerinin de diğer web girişimcilerininki gibi gerçekleşmesini diliyorum. Her yeni sosyal ağ sitesi açıldığında, bu siteleri inceleyebilmem açısından mutlaka üye olmam gerektiği konusunda bana uzun uzun nasihat verenler yine kızım ve oğlum oldu.</p>
<p>Öğrencilerimin yanımda her zaman çok özel yerleri vardır. Onların sevgisi, öğrenme isteği ve e-ticaret derslerime olan ilgisi beni her zaman motive etti. En son gelişmelerden haberdar olmamı sağlamak için eski, yeni tüm öğrencilerim adeta seferber oldular. Bir site mi mahkeme kararıyla kapatılmış, onlar sayesinde neredeyse ilk haberi alanlardan biri oldum. Yeni ve farklı bir e-iş modeli mi ortaya çıkmış, hemen incelememi tavsiye edenler yine onlardı. Bu baskıda bazılarının çalışmalarına kendi isimleriyle kitabımda yer vermeye çalıştım. Çok başarılı bulmama rağmen yer veremediğim çalışmaları olan öğrencilerimle birlikte umarım kitabın daha ileri baskılarını hazırlarız.</p>
<p>Bu konularla ilgili çalışmalarımı sürdürürken Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Bilişim dalında tez izleme ve tez savunmalarına daha sık girmeye başladım. Bu bilimsel toplantılar zaman zaman mesai saatleri dışına hatta oldukça geç saatlere taştı. Jüri üyeleriyle, yüksek lisans ve doktora öğrencileriyle, yeni e-oluşumları ve e-uygulamaları uzun uzun tartıştık, görüş alışverişinde bulunduk. Kitabımı yayına hazırlama aşamasının sonlarına yaklaştığımda, Aralık 2008&#8242;de, yine bu jürilerin olduğu bir günde kitabımda geliştirmek istediğim bazı teknik bilgi ve uzmanlık gerektiren konularda bana destek oldular. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyor, katkılarını kitabın ilgili bölümlerinde isimleriyle yayınlamaktan mutluluk duyuyorum. Aynı günlerde, İletişim Fakültesi&#8217;nin girişimiyle, üniversitemde söz etmeye değer bir e-uygulama gerçekleşti ve  http://radyo.marmara.edu.tr adresinden Marmara Üniversitesi radyo yayınına başladı. Tüm bunlara olanak sağlayan Fakülte  Dekanı ve ilk Bilişim Dalı Profesörü olan Prof. Dr. Ahmet Orkan&#8217;ın, özellikle bilişim jürileri esnasında bizlerle paylaştığı görüşlerinin, düşünce sistemime olan katkısından dolayı kendisine teşekkür ediyorum.</p>
<p>E-ticaret konuları üstünde çalışmaya başladığım günden itibaren, Türkiye genelinde gözlem yapmama olanak sağlayan ve bilgi birikimime çok önemli katkısı olan seminer ve konuşma davetleri aldım. Bunların arasında İNETD (İnternet Teknolojileri Derneği) öncülüğünde düzenlenen konferansların özel bir yeri var. İnternet denince ülkemizde akla ilk gelen kişi değerli hocamız Doç. Dr. Mustafa Akgül&#8217;e teşekkür ederim. E-ticaret bilgilendirme seminerlerini düzenleyen İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Mersin, Erzurum, Şanlı Urfa, Adıyaman illerinin ticareti destekleyen meslek kuruluşları ve odalarının değerli yöneticilerine teşekkür ederim.  İhracatı Geliştirme Merkezi&#8217;nin (İGEME) Ankara ve Marmara ofisinde çalışan değerli e-ticaret uzmanlarına bilgilerini paylaştıkları ve KOBİ&#8217;lerle bilgi alışverişi yapmama fırsat veren seminerlere davet ettikleri için  teşekkür ederim. Sevgili dostlarım, İGEME  Marmara Bölgesi eski başkanı Nurgül Erdoğan ve e-ticaret konularının uzmanı Müdür Yardımcısı  Zeynep İyiler&#8217;in bu süreçteki destekleri beni her zaman yüreklendirdi.</p>
<p>Yoğurt Teknolojileri (yogurt.com.tr) Genel Müdürü ve kurucu ortağı Cemil Türün&#8217;e benimle ve öğrencilerimle paylaştığı bilgileri ve vizyonu için,  internet dünyasında ilkleri gerçekleştirecek düzeyde  Türk girişimcilerinin de bulunduğunu gösterdiği için teşekkür ederim. Derslerime katılarak başarı öykülerini anlatan hepsiburada.com&#8217;un Genel Müdürü ve kurucu ortağı Kaan Dönmez&#8217;e, yemeksepeti.com&#8217;un Genel Müdür&#8217;ü ve kurucu ortağı Nevzat Aydın&#8217;a, hurriyetoto.com ve hurriyetemlak.com&#8217;dan Pazarlama ve İş Geliştirme Yöneticisi Elif Bakiler&#8217;e teşekkür ederim. Derslerime gelmelerinin yanısıra e&#8217;lerin konuşulduğu, etkileşimli pazarlamanın tartışıldığı toplantılara, konferans ve seminerlere katılmamı sağlamak için emek veren, fikirlerini bilgilerini tüm samimiyetleriyle paylaşan  Project House&#8217;un (ph.com.tr) kurucu ortakları  Serhat Akkılıç ve Cüneyt Devrim&#8217;e, Marketing Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Günseli Özen Ocakoğlu&#8217;na teşekkür ederim. Etkileşimli pazarlama konusunda bilgi edindiğim bir site olan Zap Medya (zapmedya.com)  ve kurucu ortaklarından Uğur Şeker&#8217;e birlikte çalışma yapmamıza  fırsat sağladığı için teşekkür ederim. E-ticaretin ilk evrelerinden itibaren e-ticaretin yarattığı fırsatları değerlendiren ve yaşadığı tecrübeleri benimle paylaşan değerli arkadaşlarım Enis Eryılmaz, Mehmet Çelebi ve Yörenet Teknolojileri&#8217;nin  kurucu ortağı Tunç Özbilgin&#8217;e teşekkür ederim.</p>
<p>E-bültenlerine ve haber özeti akışlarına üye olduğum turk.ticaret.com sitesine, kurucusu ve Genel Müdür&#8217;ü Füsun Nebil&#8217;e kitabın ilk baskısından itibaren çalışmalarıma verdiği destek için teşekkür ederim. E-konulara yıllarını vermiş, Türk girişimcilerinin internet serüvenlerini anlattığı <em>Kümesteki Kartal Neden Uçamaz</em> isimli kitabın yazarı, kitabımın ilk baskısında beni görev yaptığı radyo programında konuk olarak ağırlayarak bana keyifli bir tecrübe yaşatan  etohum.com&#8217;un kurucusu Burak Büyükdemir&#8217;e, Kitabımda sıkça kullandığım &#8220;e-vizyoner&#8221; tanımıyla örtüşen ve  vizyonumu genişleten marketallika.com blog&#8217;unun yazarı Özgür Alaz&#8217;a,  e-ticaret konusunda kapsamlı bir blog sitesi olan ve ihtiyacım olan konularda beni bilgilendiren  Emre Güzer&#8217;e, e-konularda kendilerinden ve bloglarından faydalandığım Ahmet Kırtok&#8217;a, Alemşah Öztürk&#8217;e, webrazzi.com&#8217;un kurucusu Arda Kutsal&#8217;a, yazarlarından Erhan Erdoğan ve kitapta ilgili yerlerde bloglarına ve kendilerine atıflarda bulunduğum tüm blogger&#8217;lara teşekkür ederim.</p>
<p>Yirmidört yıldır görev yaptığım Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi&#8217;ndeki değerli meslektaşlarıma, kitabım konusunda beni yüreklendiren Doç. Dr. Serdar Pirtini&#8217;ye ve tüm Pazarlama Anabilim dalı öğretim üyelerine, Prof. Dr. Uğur Yozgat&#8217;a ve Dokuz Eylül Üniversitesi&#8217;nden  Prof. Dr.  Ömer Baybars Tek&#8217;e teşekkür ederim. Çalışmalarını takip ettiğim ve faydalandığım Yıldız Teknik Üniversitesi&#8217;nden Prof. Dr. İbrahim Kırcova&#8217;ya, Koç Üniversitesinden Deniz Aksen&#8217;e, kitabımın baskısının tükendiğini hatırlatarak çalışmalarıma hız vermeme yol açan Doğuş Üniversitesi&#8217;nden Dr. Mehmet Emek&#8217;e  teşekkür ederim.</p>
<p>2000 yılında henüz yahoogroups tarafından satın alınmadan önce egroups.com&#8217;da öğrencilerimle bilgi paylaşımı için kurduğum e-classozmen grubunu 2008 yılı içinde Marmara Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü lisans ve yüksek lisans öğrencilerimle birlikte yeniden canlandırdık. Derste işlediğimiz konuların sunumlarını yüklediğimiz bu sitenin moderatörlüğünde bana destek veren sevgili öğrencim Nur Yüce&#8217;ye  teşekkür ederim.</p>
<p>Üniversitemizin İnternet Merkezi Müdürü Hüseyin Yüce başta olmak üzere bir yandan bilgisayarımın hızının bana yetişmesi için performansını yükseltmeye çalışırken bir yandan da teknik konularda bilgi desteği sağlayan Süleyman Okumuş ve orada görev yapan  arkadaşlara, Beyaz Bilgisayarın (beyaz.net) değerli yöneticileri Mehmet Fatih Zeyveli ve Kasım Tunç&#8217;a, web sitemin yöneticisi Mustafa Sezer&#8217;e yardımlarından dolayı teşekkür ederim.<br />
Akademik çalışmalarımda örnek aldığım, kitabımın yeni baskısını yapmak için adeta kendimi sorumlu hissettiğim kişilerden birisi de ağabeyim Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Alper Akınoğlu oldu. Ailemin desteği ilk baskıda olduğu gibi bu baskıda da devam etti. Kitaba yazacaklarımı ilgiyle dinleyen Annem Müfide Akınoğlu&#8217;na, ağabeylerim Metin Akınoğlu, Prof. Dr. Bülent Akınoğlu&#8217;na, teşekkür ederim. Sevgili yeğenlerim Gülsün, Gülşah, Eser, Engin, ve Hakan Akınoğlu, benim için en değerli insanlardan biri olan Birsen Alın&#8217;ın oğulları Alper ve Alpay  için de çalışmalarımın örnek olmasını diliyorum.</p>
<p>Kitabımın ilk baskısının ortaya çıkmasının nedeni İstanbul Bilgi Üniversitesi MBA ve EMBA programlarında 2000 yılından itibaren verdiğim e-ticaret dersleri ve uzaktan eğitim programları için hazırladığım ders notları olmuştur. Bu programların Koordinatörü değerli arkadaşım Yrd. Doç. Dr. Metehan Sekban&#8217;a, bu programların onsuz yürüyemeyeceğine inandığım Burcu Erzurumlu&#8217;ya, içten desteği için İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınevi Genel Yayın Yönetmeni hepimizin sevgili ağabeyi Fahri Aral&#8217;a, editör Bülent Doğan&#8217;a, teşekkür ederim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.suleozmen.com/index.php/ag-ekonomisinde-yeni-ticaret-yolu-e-ticaret-kitabi-3-genisletilmis-baskinin-onsozu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kobilife Dergisi</title>
		<link>http://www.suleozmen.com/index.php/kobilife-dergisi/</link>
		<comments>http://www.suleozmen.com/index.php/kobilife-dergisi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 29 Jun 2009 18:13:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yayınlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://test.blogdestek.com/?p=906</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;<strong><em>Elektronik Pazarlama Stratejileri</em></strong>&#8221; Temmuz 2009 - Sayı 29
&#8220;<strong><em>KOBİ&#8217;lerin Web Sitesi Kurması ve Yönetmesi</em></strong>&#8221; Haziran 2009 - Sayı 28
&#8220;<strong><em>Elektronik Pazarlama Stratejileri</em></strong>&#8221; Mayıs 2009 - Sayı 27
&#8220;<strong><em>Yeni Ticaret Yolu &#8216;E-Ticaret&#8217;</em></strong>&#8221; Nisan 2009 &#8211; Sayı 26
<a href="http://www.kobilife.com" target="_blank">http://www.kobilife.com</a>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;<strong><em>Elektronik Pazarlama Stratejileri</em></strong>&#8221; Temmuz 2009 - Sayı 29<br />
&#8220;<strong><em>KOBİ&#8217;lerin Web Sitesi Kurması ve Yönetmesi</em></strong>&#8221; Haziran 2009 - Sayı 28<br />
&#8220;<strong><em>Elektronik Pazarlama Stratejileri</em></strong>&#8221; Mayıs 2009 - Sayı 27<br />
&#8220;<strong><em>Yeni Ticaret Yolu &#8216;E-Ticaret&#8217;</em></strong>&#8221; Nisan 2009 &#8211; Sayı 26</p>
<p><a href="http://www.kobilife.com" target="_blank">http://www.kobilife.com</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.suleozmen.com/index.php/kobilife-dergisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Goldnews (İstanbul Kuyumcular Odası) Dergisi Nisan 2008</title>
		<link>http://www.suleozmen.com/index.php/goldnews-istanbul-kuyumcular-odasi-dergisi-nisan-2008-2/</link>
		<comments>http://www.suleozmen.com/index.php/goldnews-istanbul-kuyumcular-odasi-dergisi-nisan-2008-2/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 29 Jun 2009 18:12:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yayınlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://test.blogdestek.com/?p=1053</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;<strong><em>Elektronik Pazarlama Stratejileri</em></strong>&#8221;
<a href="http://www.goldnews.com.tr/kunye.html" target="_blank">http://www.goldnews.com.tr/kunye.html</a>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;<strong><em>Elektronik Pazarlama Stratejileri</em></strong>&#8221;</p>
<p><a href="http://www.goldnews.com.tr/kunye.html" target="_blank">http://www.goldnews.com.tr/kunye.html</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.suleozmen.com/index.php/goldnews-istanbul-kuyumcular-odasi-dergisi-nisan-2008-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bizim Market Dergisi Mart 2008</title>
		<link>http://www.suleozmen.com/index.php/bizim-market-dergisi-mart-2008/</link>
		<comments>http://www.suleozmen.com/index.php/bizim-market-dergisi-mart-2008/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 29 Jun 2009 18:09:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yayınlar]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://test.blogdestek.com/?p=1050</guid>
		<description><![CDATA[<strong><em><a href="http://www.suleozmen.com/basinda/e-perakendecilik_suleozmen_bizimmarket_dergisi_25_02_2008.doc" target="_blank">&#8220;Bir &#8216;e&#8217; de Perakendeciliğin Önüne</a></em></strong>&#8221;
<a href="http://www.bizimmarketdergisi.com" target="_blank">http://www.bizimmarketdergisi.com</a>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><em><a href="http://www.suleozmen.com/basinda/e-perakendecilik_suleozmen_bizimmarket_dergisi_25_02_2008.doc" target="_blank">&#8220;Bir &#8216;e&#8217; de Perakendeciliğin Önüne</a></em></strong>&#8221;</p>
<p><a href="http://www.bizimmarketdergisi.com" target="_blank">http://www.bizimmarketdergisi.com</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.suleozmen.com/index.php/bizim-market-dergisi-mart-2008/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
